Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Memleketli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemşehri
- Barınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daldalanmak, Sığınmak
- Ulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koca, Yüce
- Palazlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrileşmek, Büyümek, Gelişmek, Varlanmak
- Vukuat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olaylar, Ahvalat, Hadise, Olanlar, Olgular
- İnsancıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cana Yakın, İnsanperver, Hümanist
- Merbutiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlılık
- Hırsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğru, Harami, Oğru
- Kıvırcık Marul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırcık
- Hesapçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayımcı, Tutumlu
- Yakınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Ecmain kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi, Tümü, Tamamı
- Rutubet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Teril, Yaşlık
- İdarehane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro
- Lav kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püskürük
- Muasır Olmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağ Dışı
- Niteleyerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye
- Satvet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorlu, Sindirici Güç
- Yeke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Kocaman, Vekil
- Kovboy kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sığırtmaç
- Vaktizamanında kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vaktiyle
- Pislik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kir, Dışkı, Kötü, Necaset
- Parke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parke Taşı
- Devinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hareket Etmek, Kımıldanmak
- Ultramodern kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağüstü
- Zürriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döl, Kuşak, Soy, Çocuk
- Aforozlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovmak
- Güçlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorluk, Engel, Meşakkat, Müşkül, Müşkülat, Pürüz, Sarp, Zahmet, Zor
- Bağıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nispet, Görelik, İzafet, İzafiyet, Bağlılık
- Başkaldıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serkeş
- Etraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Civar, Çevre, Muhit, Ortalık, Yöre, Yanlar, Taraflar, Dolay, Yakınlar
- Dümbük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pezevenk
- Mahlas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçme Ad, Tahallüs
- Yokumsamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkar Etmek
- Derecede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Nakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıma, Göç, Aktarım, Geçirme, Aktarma, Tayin, Atama, İletim, Göçürme, İletken, İletme, Aktarış, Taşın
- Oynamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak, Hareket Etmek, Karıştırmak, Kımıldamak
- Tevakkuf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek
- Faz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evre, Safha
- Üzüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Dert, Elem, Ezgi, Gaile, Gam, Karanlık, Kaygı, Keder, Kor, Tasa, Teessür, Usanç, Yara, Yeis, Dem
- Fecaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Facia, Musibet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü