Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tevakkuf Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek
- Kehanet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâhinlik
- Sukut Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmek
- Âdem Evladı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan
- Müsadif Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlamak
- Bağımsız Milletvekili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağımsız
- Periyot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süre, Devir, Dönem, Aralık
- Yaşlılar Yurdu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzurevi
- Frikik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest Vuruş
- Sarhoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçkili, Esrik, Dumanlı, Küp, Mest, Esri, Sermest
- Ahvalruhiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava
- Pelenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaplan, Pars
- Küflenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küf Atmak
- Mantıki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mantıklı
- Dağarcık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellek
- Titr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı San
- Pedagojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitimsel, Eğitimbilimsel
- Sarmaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarılmak, Kucaklaşmak
- Vana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Valf
- Zati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zaten, Doğrusu, Aslında, Esasen
- Zahir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünen, Açık, Belli, Elbette, Görünüş, Şüphesiz, Kuşkusuz, Meğer, Dış Yüz, Yardımcı, Arka, Destekleyen
- Tüzük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nizamname
- Aymaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz, Gafil
- İcat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluş, Bulma, Bulgu
- Uluslararası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beynelmilel, Milletler Arası, Enternasyonal, Beynelhalk, Halkara
- İlgiyle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Candan
- Taraflar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etraf
- Sauna kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buğulu Yunak, Buhar Banyosu
- Yüğürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşmak
- Abdüktör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklaştırıcı
- Bir Numara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birinci, Tek
- Ağı Ağacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zakkum
- Bakmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terk Etmek
- Yazılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaydolmak, Geçmek, Girmek, Sevmek
- Namus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğruluk, İffeti Akmanlık, Yüz Akı, Onur
- Eğleşme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet
- Varlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mevcudiyet, Zenginlik, Servet, Hayat, Mal, Mülk, Ömür, Para, Sermaye, Üzeri, Vücut, Varsıllık, Variyet, Önemli, Yararlı, Değerli, Popülasyon
- Ciğer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, İç, Yürek
- Otlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otarmak
- Olu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuku, Sayruret
- Kerh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinme, İğrenme; İstemeyerek, Zorla
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü