Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Hitabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Bitik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşık, Fena, Kötü, Yapışık
- Şilte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Santra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortayuvarlak, Orta, Merkez
- Hakem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıcı, Yargıç
- Form kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Şekil
- Kımıldanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprenmek, Kımıldamak
- Önerme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklif
- Ede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağabey, Birader
- Sirayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçme, Bulaşma
- Aktarılma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devir
- Narin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Nazik, Yepelek
- Vukuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacarıklık, Bilgi, Bilik, Anlama, Bilme
- Tümdengelim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talil
- Bati kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Yavaş
- Klasik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kökleşik, Alışılmış
- Politikacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyasetçi
- Arsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utanmaz, Yılışık, Yüzsüz
- Günahkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fail, Sanık
- Vasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruman, Kayyum, Emanetçi
- Süreğen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müzmin
- Teori kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuram, Nazariye
- Kez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Defa, El, Kat, Kere, Nöbet, Öğün, Sefer, Su, Yol
- Kesin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kati, Kesinlikle, Mutlak, Değişmez, Maktu
- Masif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Som, Çıta
- Kırım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katliam
- Civar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöre, Havali, Mahal, Etraf, Ön, Yakın Yer
- Medyun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borçlu
- Fitnekârlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Ziyafet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şölen,Toy
- Oğa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kefil
- Yer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahal, Mekân, Orun, Alan, Arazi, Arsa, Arz, Belde, Bucak, Durum, Dünya, Görev, İz, Konum, Makam, Mevki, Mevzi, Nokta, Önem, Taraf, Ülke, Vaziyet, Yan, Zemin
- Lökosit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akyuvar
- Hatun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayan, Eş, Hanım, Kadın, Zevce
- Temayüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilme, Farklanma
- Kamer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ay
- Boğuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Vurgunculuk, İntikar, Solunum Zorluğu
- Ağır Ağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş Yavaş
- Seslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağırmak
- Cesamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük, İrilik
- Entertaiment kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlence
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü