Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Haspa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çapkın
- Denetleme Kurulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teftiş Heyeti
- İdame kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürdürme, Devam Ettirme
- Bütünlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlanmak
- Diriğ Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esirgemek
- Yurtluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malikane
- Çaker kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cariye, Köle, Kul
- Kurcalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak, Araştırmak, Deşmek, Eşelemek
- Yüzük Kaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çepçevre, Çepeçevre
- Kıpırdak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Divringi, Cevval
- Balık Adam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalgıç
- Pinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Eli Sıkı, Hasis
- Metropol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anakent
- Affedersiniz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendim
- İncimiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırgın
- Aşınmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenik
- Yansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarafsız, Bitaraf, Nötr
- Sarraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuyumcu
- Selikasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoyrat
- Kıyam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkışma, Teşebbüs Etme; Ayaklanma
- Kamelya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Japongülü
- Perese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derece, Durum
- Oksit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pas
- Salacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teneşir, Tabut
- Bir Kez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir
- İsabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerindelik, Yanılmazlık, Düşme, Değme, Tutma, Vurma
- Evvelki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önceki, Sabık
- Sönmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmek, Tükenmek, Yitmek, Yok Olmak
- Ehemmiyetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsiz
- Alayişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli
- Oturmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İkamet Etmek, Geçmek, Göçmek, Kalmak, Kökleşmek, Yaşamak, Yerleşmek
- Seçimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyari
- Televizyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzleç, Sınalgı
- Serzeniş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Nevaziş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltifat
- Oturuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatışmak
- Akraba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hısım, Kohum
- Dünya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerküre, Yer Yuvarlağı, Âlem, Camia, Cihan, Çevre, Devran, Dış, Diyar, Herkes, Kâinat, Küre, Ortam, Yer, Yeryüzü, Zemin, El Gün, Acun, Evren
- Sahabet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak, Korumak
- Makat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturak Yeri, Kıç
- Mualla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü