Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mualla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüce, Yüksek
- Tehlike kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekince, Ateş, Korku, Risk
- Hayal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düş, Görüntü, Rüya, Serap, İmge
- Askat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ecza, Bölen
- Tasınlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahmin Etmek
- Zam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırma, Ekleme, Katma
- Fer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Işık, Parlaklık, Aydınlık, Güç, Kuvvet, Nüfuz, Canlılık
- Basınç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tazyik
- Sakince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Usulca, Sakin
- Antagonizma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezat
- Eşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müsavi, Aynı, Muvazeneli, Beraber, Müsavi, Tay
- Açı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yön, Görüş, Zaviye, Bucak
- Prefiks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önek
- Gayretli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalışkan, Azimli, Çabalı
- Yargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüküm, Karar, Kaza, Mahkeme
- Küstahça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küstah
- Tabip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Doktor, Sağaltman, Sagan
- Habaset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık
- Çerden Çöpten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Çürük, Narin, Zayıf
- Dilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstemek, Arzulamak, Arzu Etmek
- İbnelik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldatmak
- Öndelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avans, Peşin
- Ümera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amirler, Buyurmanlar
- Deneyimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tecrübesiz, Toy
- Kavun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemiş
- Zümre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölük, Takım, Grup, Camia, Cins, Topluluk, Tür
- Pahalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalılaşmak
- Müfettiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetmen, Teftiş Eden, Denetçi, Bakman
- Şaşırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpmak, Şaşmak
- Müzevir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberci, Ara Bozucu
- Oturum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, İclas, İkamet
- Hafiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizmen, Dedektif
- Baş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafa, Ser, Başlangıç, Çıban, Esas, Kelle, Saksı, Temel
- Topa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küme, Tomar
- Davetiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyuru, Çağrılık
- Sıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Dar, Katı, Sert, Tıkız, Yoğun, Zorlayıcı
- Delgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matkap
- İstihkâmcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstihkâm
- Serzeniş Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınmak
- Kûhi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issız
- Merkat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabir, Mezar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü