Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Gezmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezgin
- Ümitsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umutsuzluk, Yeis
- Cesaretlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreklendirmek
- Teorem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önerme, Dava
- Koca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Ağa, Bey, Büyük, Efendi, Er, Erkek, Eş, Geniş, İhtiyar, İri, Kişi, Kocaman, Moruk, Pir, Ulu, Yaşlı, Yüksek, Zevç
- Tamirci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onarman
- Maestro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besteci, Müzik Ustası; Orkestra Şefi
- Riayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı, Ağırlama, Uyma
- Âmâ kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görme Engelli, Kör
- Kır Vermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıtmak
- Çırpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalmak, Çarpmak, Dövmek
- Hemsohbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhatap
- Gazanfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiğit
- Batma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğulma, Gömülme, İnkıraz, Dağılma, Çöküş, Yok Olma, Son Bulma, Çökme
- Komple kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu, Mükemmel, Tam, Tamamen, Takım
- Müessiriyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkinlik
- Zenginlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kudret, Varlık
- Ulu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koca, Yüce
- Toprak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arazi, Kara, Ülke, Zemin, Bölge, Tarla
- Özenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstek
- Yarayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar
- Korkusuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yürek
- Yaşlılar Yurdu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huzurevi
- Aforozlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovmak
- Umursamaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemez, Lakayıt
- Yapılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmal Etmek
- Geçerli Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşmak
- Salman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Serbest, Başına Buyruk
- İncir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemiş
- Danışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müracaat, İstişare, Müzakere, Müşavere, Konuşma
- Başlangıçta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkin, Önceden
- Zabıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutanak
- Uygulanmaz Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalkmak
- Mutlakiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saltçılık
- Adilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşağılık
- Sanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zan
- Abdarlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfadelilik, Manalılık, Tesirlilik
- Pasaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kirli, Dağınık, Düzensiz, Çapaçul
- Tahliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşaltma, Salıverme, Serbest Bırakma
- Rahimsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acımasız, Merhametsiz
- Sem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zehir
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü