Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Riayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı, Ağırlama, Uyma
- Nara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haykırış, Bağırma
- Ritim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenlilik, İttırat
- Efendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyeli, Ağırbaşlı, Kibar, Saygılı, Bey, Koca, Nazik, Çelebi, Sözü Ve Kılığı Yerinde, Saygıdeğer, İnce
- Bilgisayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompüter, Elektronik Beyin
- Zenne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadın
- Mecburiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlülük, Zorunluluk, Gereklik, Zor
- Nite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nasıl, Niçin
- Kıtipiyoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Değersiz, Kötü
- Boruçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çan çiçeği; Tatula
- Ampul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lambacık
- Güven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cesaret, Emniyet, Güvenç, Güvenme, Hörgüç, İtimat, Kredi
- İbaret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşan, Meydana Gelen, Oluşmuş
- Öğrenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Yetişmek
- Çeltek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uşak, Yardımcı
- Göresimek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlemek
- Tanıtma Kartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kimlik
- İtfaiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söndürümlük, Yangın Söndürme Örgütü
- Parlaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cila, Fer, Şaşaa
- Dekor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüş, Manzara
- Gurbet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurt Dışı, Yadel
- Görülmedik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fevkalade
- Cırnaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Ravi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rivayet Eden, Söyleyen, Anlatan
- Dökmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıtmak, Açıklamak, Açığa Vurmak, Bırakmak, Boşaltmak, Düşürmek, Harcamak, İfşa Etmek, Kullanmak, Ödemek, Saçmak, Salmak, Sarf Etmek, Serpmek, Söylemek, Taşımak, Yakmak
- Alısün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çınka, Telefon
- Dudukuşu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Papağan
- Tutuklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hapsetmek, Tutmak
- Fren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durduraç, Eğleç
- Moksa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakı
- Yitik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıp, Zayi
- Topu Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hepsi
- Randıman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahsuldarlık, Verim, Ürün
- Bekinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Israr Etmek, İnat Etmek, Direnmek
- Keski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırnak
- Ocumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ürkmek
- Darülfünun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üniversite
- İrticalen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlama, Bedaheten
- Tanin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tınlama, Yankı, Çınlama
- Konuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesken, Misafir, Mihman
- Kırpmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Kırkmak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü