Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Filika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cankurtaran Sandalı
- Eğleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek, Kalmak, Yaşamak, İkamet Etmek, Tevakkuf Etmek
- Öğrenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talebe, Okuvcu, Şakirt, Öğrenici
- Garip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acayip, Tuhaf, Yadırganan, Yabansı, İlginç, Yoksul, Kimsesiz, Abus, Cins, Gariban, Yabancı, Zavallı, Gurbette Yaşayan, Elgin
- Vıyıldamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vınlamak
- Sersem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sangı, Dümbelek, Şaşkın
- İratçıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müşkülpesent
- Sırça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Rüşt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erginlik, Yetişkinlik
- Kabul Töreni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resepsiyon
- Nebi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalvaç, Resul, Peygamber, Savacı
- Kanamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depreşmek
- Hatim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitirme
- Anonim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adsız, Ortak
- Sosyolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplumbilimci
- Duygulandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunmak
- Müstehzi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alaycı, İstihzalı
- İstifçilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımcılık
- Konsantre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğun, Derişik
- Gelişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkişaf, Nema, Tekâmül, Neşvünema, Terakki, Evolüsyon
- Düşünce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Endişe, Fikir, Kanaat, Kanı, Kaygı, Mülahaza, Mütalaa, Nabız, Niyet, Rey, Sıkıntı, Tasa, Tasarı, Tasavvur, Karar
- Henüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şimdi, Az Önce, Daha, Hâlâ, Yeni
- Selametle kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlikle
- Bedhah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kötücül, Kötülük İsteyen, Kötü Yürekli
- Laçkalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gevşemek, Bollaşmak, Bozulmak
- Aranjman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Uzaklaştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak, Azletmek, Çıkarmak, Kovmak, Kurtarmak, Sökmek
- Şilte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Şövale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedizlik
- Tenezzüh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinti
- İradesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstençsiz
- Yedirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beslemek, Karnını Doyurmak, Rüşvet Vermek
- Satkınlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gammazlamak
- Çayır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otlak, Mera
- Olcay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Talih, İkbal
- Defa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kere, Kez, Sefer, El, Kat, Misli, Nöbet, Öğün, Yol
- Yorum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefsir, Şerh
- Müstamel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski
- Tatmin Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doymak, Rahatlamak
- Maşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet
- Edilgen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meçhul, Pasif
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü