Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aranjman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleme
- Gülgûn kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pembe
- Kârgir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâgir
- Narkotik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşturucu
- Lösemi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan Kanseri
- Arzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heves, İstek, İsteme, Dilek, Yönelme, Eğilim, Gönül, Rağbet
- Çan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeng
- Davetiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duyuru, Çağrılık
- Eklem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bent, Boğum, Mafsal, Oynak
- Kaynaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleşme, Sıkı Fıkı Olma, Kıpırdanma, Hareketlilik
- Kargışlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Melun, Lain
- Edalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalımlı, Havalı, Nazlı, Civelek, Oynak
- Cilvelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıkırdamak
- Afur Tafur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım
- Münazaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişme, Düşmanlık, Kavga, Münakaşa
- Ümitlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umutlanmak
- Palas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kolay, Rahat
- Destek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahize, Dayak, Dayanak, Kol, Koltuk, Rahle, Takviye, Hamil
- Sızlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Sızıldanmak, Vızıldamak, Yakınmak, Dert Yanmak, Şikayet Etmek, Tazallüm Etmek, Şekva Etmek
- Maval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan, Uydurma Söz
- Şaşırtıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mucize
- Kavzamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkı Tutmak, Kavramak, Korumak, Muhafaza Etmek, Tanzim Etmek
- Hüsün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzellik
- Narahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedirgin
- Muhtemel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umulur, Beklenir, Olası, İhtimalî, Mümkün
- Büyüksemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzam Etmek
- Son Had kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Limit
- Esirgeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Himaye, Rahim
- İzafi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağıntılı, Göreceli, Nispi
- Bayılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sersemlemek, Süzülmek, Mahmur Olmak, Bitmek, Ödemek, Vermek
- Medcezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Eşleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Senkronizasyon
- Pelteleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşamak
- Aylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Serseri, İşsiz, Boş Gezen
- Dinmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitmek, Dayanmak, Durmak, Kesilmek
- Kurtulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşanmak, Geçiştirmek, Halas Olmak, Kaymak, Kopmak
- Güleç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güler Yüzlü, Mütebessim
- Altüst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık
- Kalıp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçim, Durum, Patron
- Mamul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapılmış, İşlenmiş, Ürün, Mahsul, Mamulat, Yapılı Eşya, Yiyecek
- Sifilis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü