Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Buruntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sızı, Ağrı, Istırap
- Ezmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yassıltmak, Hırpalamak, Parçalamak, Çiğnemek, Çommak, Dövmek, Harcamak, Kahretmek, Kısmak, Öğütmek, Yenmek
- Gammazlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çuğullamak, Kötülemek, Satkınlık Etmek
- Üye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aza, Uzuv, Organ
- İstek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Dilek, Emir, Gönül, Heves, İrade, Kasıt, Keyif, Meram, Murat, Rağbet, Rıza, Sevda, Şevk, Talep, Eğilim
- Donanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mücehhez
- Sandık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasa
- Haşlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylamak, Azarlamak, Dalamak
- Çıkak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkıt, Mahreç; Boğumlanma Noktası
- Orta Mektep kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaokul
- Parıltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlaklık, Nur, Şaşaa, Şimşek
- Kadeh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Totalitarizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskıcılık
- Savaşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muharebe
- Çivi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mıh, Mismar
- Şerare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvılcım, Çakım, Çakın
- Yeter Sayı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nisap
- Ortak Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Sıhhatli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlıklı, Doğru, Esen, Sağlam
- Kontekst kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlam, Çevre
- Hızma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küpe
- Şvester kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemşire, Kız Kardeş
- Hatta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstelik, Bile, Dahi, Velev, Hem
- Canlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyileşmek, Kendine Gelmek, Kıpırdanmak, Depreşmek
- Faraziye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varsayım, Hipotez
- Hediye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağan, Fiyat, Hatıra
- Esbap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elbise
- Faizli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üremli
- Ombudsman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Denetçisi
- Kapmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak, Geçmek, Kıstırmak, Koparmak, Tutmak, Bellemek
- İddiasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savsız, Mütevazı
- Paykamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Bilmek, Düşünmek, Hissetmek, Sezmek, Ukmak
- Moruk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşlı, Baba, İhtiyar, Koca
- Gezmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezgin
- Mavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökçe
- Diyerek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diye
- Tiraj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı
- Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktif, Dinç, Diri, Faal, Güçlü, Kıvrak, Zinde
- İmha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yok Etme, Kökünü Kesme, Ortadan Kaldırma
- Kerte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basamak, Derece, Radde, Çentik, İz, Kerti
- Pespaye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Aşağılık, Bayağı, Soysuz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü