Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendi, Eş, Koca, Komutan
- Muamele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Davranış, İşlem, Yol, Yöntem, İz
- Arız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşmak, İlişmek
- Çözme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal
- Salı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seşembe, Çarşamba Akşamı
- Son Teşrin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasım
- Zümre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölük, Takım, Grup, Camia, Cins, Topluluk, Tür
- Furya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoğunluk
- Şiniklemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölçmek
- Mihenk Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denektaşı, Mihenk
- Bitkinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cansızlık, Yorgunluk
- Havan Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havan
- Dursuz Duraksız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan
- Palan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semer
- Tabakalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmanlaşmak
- Veronika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tavşan Otu
- Kuşkulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huylanmak, Pirelenmek, Şüphelenmek
- Afaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Önemsiz, Hayali
- Kuzudişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süt Dişi, Peynir Dişi
- Müdür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöneten, Yönetici, İdareci, Başöğretmen, Yönetmen
- Azaltmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiltmek, Çıkarmak, İndirmek, Budamak, Düşürmek, Kesmek, Kısmak
- Şerait kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koşullar, Şartlar, Vasat
- Yol Halısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolluk
- Aldatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kandırmak, Avutmak, Dolandırmak, Oyalamak, Oynamak, Tavlamak
- Konum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Vaziyet, Yer, Pozisyon
- İletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Çattırmak, Getirmek, Götürmek, Nakletmek, Vermek, Ulaştırmak
- Üzülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müteessir, Üzgün
- Çıtak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Huysuz, Kaba
- Barama Kurdu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İpek Böceği
- Şişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarmak, Utanmak
- Edilgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pasif, Münfail
- Buhurdan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tütsülük
- Esami kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adlar, İsimler
- Türkolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türk Bilimci
- Uz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, Güzel, İyi, Mahir, Yarar, Uygun, İşe Yatkın, Düzgün, Açık, Fasih
- Mantarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz
- Ölü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenaze, Müteveffa, Mevta, Cansız, Leş, Sönük, Güçsüz, Mefta, Naaş
- Arozöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Sulama Arabası, Sulamaç
- Edep Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- İnsancı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsancıl
- İhtişam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Haşmet, Büyüklük, Göz Alıcılık, Gösterişlilik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü