Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efendi, Eş, Koca, Komutan
- Hoş Gördük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoş Bulduk
- Pay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak, Hisse, Üleş
- İnsicamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarlı
- Norm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgü, Genkural, Yerleşmiş Ölçü, Yasaya Uygun Durum
- Tediye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödeme
- Savt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses
- Göz Kırpımı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lahza
- Çakaralmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk
- Nişasta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ket
- Fevkalade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstü, Beklenmedik, Görülmedik, İşitilmedik; Aşırı, Çok Fazla
- Kayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pay
- Yersiz İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gaf
- Atıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nişancı, Yalancı, Palavracı
- Sıfatfiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortaç
- Deniz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çokluk, Kükremek, Su, Bahir, Derya
- Namına kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerine
- İşkence kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı Eziyet, Azap
- Hapsane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türme
- Çilekeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazlum
- Terütaze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körpe
- Çatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Kargo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Çakır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şarap
- Kurumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflamak, Cılızlaşmak, Sertleşmek
- Soğum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanıklık, Kanaatkarlık
- Şoförlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürmenlik, Sürücülük
- Uç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağız, Had, Hudut, İbik, Sınır, Son, Ekstrem
- Nalın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayaklık, Ayakman, Takunya
- Oturum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, İclas, İkamet
- Maket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örnek, Taslak
- Rivayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylenti
- Veçhe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semt, Taraf, Yön
- Tebahhur Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçmak
- Diri Diri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taptaze
- Uğur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şans, İyilik Kaynağı, Meymenet, Kadem, Amaç, Gaye, Hedef, Sur, Talih, Yol, Erek; Jüpiter, Müşteri
- Çingülü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamelya
- Mitralyöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Makineli
- Hakkaniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak, Adalet, Doğruluk, Nasfet
- Benimsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahip Çıkmak, Kabullenmek, Onaylamak, Tesahup, Isınmak, Katılmak, Paylaşmak, Sarılmak, Tutmak
- Gufran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlama
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü