Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Barama Kurdu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İpek Böceği
- Tavizcilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödüncülük
- Murat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Dilek, Erek, Gaye, İstek
- Kâhı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Marul
- Çağrı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davet, Arama (Telefon), Çağırış
- Reha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtuluş
- Kısıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahdutlaştırmak, Sınırlamak, Tahdit Etmek, Hacir Altına Almak
- Yersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gereksiz, Boşuna, Abes, Anlamsız, Fuzuli, Uygunsuz
- Nedret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azlık, Seyreklik
- Primitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel
- Kayıtsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aldırmaz, Umursamaz, İlişiksiz, Lakayıt, Tasasız
- Erken Bahar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkbahar
- Getirtmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celbetmek
- Potpuri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmaca
- Don kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giysi, Külot
- Semaver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynavuk
- Resul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peygamber, Elçi, Yalvaç, Haberci, Nebi
- Sarman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri, Büyük, Sarı Tüylü Kedi, Azman
- Beher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Her Bir
- Müşkülat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çetinlik, Güçlük, Güçlükler, Zorluk, Zorluklar
- Burulgan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girdap
- Karın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıl, Göbek, Gönül, İç, Kafa, Mide, Rahim, Yürek
- Sulhperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barışçıl, Barışsever
- Tekel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnhisar, Müstemleke, Monopol
- Duyultu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şayia
- Mümkünlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olanak
- Engellemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelmek, Hapsetmek, Karışmak, Kösteklemek
- İvinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hız, Sürat, Çabukluk
- Yayın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşriyat, Eser, Yapıt
- İthal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alım
- Otarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gütmek
- Galiba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimal Ki, Olabilir Ki, Görünüşe Göre, Anlaşılan, Kuvvetle Sanılır Ki
- Dalakotu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duvar Sedefi
- Zehle Döken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllet
- Hâkimlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yargıçlık
- Malikâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk, Yurtluk
- Kıpramak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıpırdamak
- Manca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yiyinti, Yiyecek
- Asrilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaşlık, Çağcıllık
- Âraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirtiler
- Fasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Devre, Dönem, Kısım, Koğ
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü