Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Bent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Set, Bağla, Germeç, Büğet, Bağ, Baraj, Eklem
- Hastalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, İllet, Tutku
- Bozgunculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ordu Bozanlık, Fesatçılık, Fitnecilik
- Maslahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstişare, İş, Mesele
- Deste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlam, Bağ, Demet, Grup, Hizip, Öbek, Kabza
- Otobiyografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş, Öz Yaşam Öyküsü
- Sentaks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözdizimi
- Tanımamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reddetmek
- Kusur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiklik, Noksan, Nakısa, Hata, Ayıp, Özür, Teltik, Yanlış, Arıza, Kabahat, Pürüz, Şaibe, Ağdık, Ağman
- Lağlağıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şaklaban
- Talvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak, Hangar
- Hediyelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Armağanlık
- Kıdem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayrılık, Çoktanlık, Eskilik
- Anıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abide, Estelik
- Riayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygı, Ağırlama, Uyma
- Bastırık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yük
- Pare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adet, Kısım, Parça, Tane
- Antitez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşı Sav
- Stoklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığımlamak
- Muzaffer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yengici, Yenmiş, Üstünlük Elde Etmiş, Utkulu, Utkan
- İleti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesaj
- Neşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayram, Sefa, Sevinç, Şenlik, Şevk, Mutluluk, Gönül Açıklığı
- Statü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heykel, Tüzük, Konum
- Yemiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyve, İncir, Kavun, Semere
- Esbak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eski, Geçmiş
- Alkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebekuşağı, Eleğimsağma, Gökkuşağı, Alaimisema, Kavsi Kuzah
- Soylu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asil, Asaletli, Kerim, Necip, Kişizade, Asıllı, Kibar
- Kırak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyı
- Yoğaltım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketim, İstihlak
- Hilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaftan
- Dilber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Alımlı
- Acımasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cani, Cellat, Gaddar, Gâvur, Kalpsiz, Katı, Merhametsiz, Rahimsiz
- Mağlup Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozmak, Sındırmak, Yenmek
- Balans kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denge, Muvazene
- İde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünce
- Yıpranmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskimek, Aşınmak, Harap Olmak
- Veca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı
- Erendiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jüpiter, Müşteri
- Demokrasi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halkçılık, El Erki, Demokratlık
- Depreşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüksetmek, Canlanmak, Kanamak, Tepmek, Uyanmak, Üstelemek
- Çalçene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Durup Dinlemeden Konuşan, Çenesi Düşük
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü