Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Atmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırlatmak, Yollamak, Ertelemek, Örtmek, Koymak, Çatlamak, Yırtılmak, Götürmek, Söylemek, Alışmak, Çalmak, Çarpmak, Çekmek, Çıkarmak, Göndermek, Kovmak, Solmak, Uzatmak
- Akın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskın, Atak, Dere
- Halk Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaratmak
- Işık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fer, Nur, Ziya, Şavk
- Ateş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Od, Nar, Acı, Coşkunluk, Hınç, Hırs, Öfke, Tehlike
- Dayanırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Direnç, Mukavemet
- Laik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgen, Dinayrısı
- Işılak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parıltı
- Ortak Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılmak
- Keçi Yolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patika
- Bayakki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deminki
- Güvenoyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtimat Reyi
- Öbek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deste, Grup, Küme, Yığın, Takım
- Sevgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşk, Sevda, Bağlılık, Hatır, Kalp, Muhabbet
- Solist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Solo Okuyan, Solocu
- Ses kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Selen, Oy, Rey, Seda, Tavış, Ün, Yaygara
- Otlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaylak, Salmalık, Mera
- Erek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Gaye, Hedef, Maksat, Murat
- Küsurat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Püsürler, Fazlalık
- Saldırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecaviz, Saldırgan, Tecavüzkâr
- Öçürge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozan, Silgi
- İvedi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk, Acele, Tacilî, Acil, Müstacel
- Büyükbaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamal
- Revnak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlaklık, Göz Alıcılık
- Pırtlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patlak
- Bilindik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Malum, Bilinen
- Teltik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hata, Yanlış
- Meyyit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü
- Gözcü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetmen, Nokta
- Macun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mala
- Paket kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağlama
- İnfisah Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Dağılmak, Kokuşmak
- Övünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahir, İftihar, Kıvanç, Mübahat
- Bilge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgili, Olgun, Hakim
- Oylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sese Koymak
- Yahut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ya da, Veya, Veyahut
- Tebelleş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Musallat
- Ahvalruhiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hava
- Barhana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kafile, Küçük Kervan, Göç, Göç Eşyası, Kullanışsız Konak
- Satirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yergisel
- Abitlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zahitlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü