Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Erek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amaç, Gaye, Hedef, Maksat, Murat
- Abuk Sabuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamsız, Saçma Sapan, Boş (Söz), Herze, Abuk Subuk
- Ajite Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak
- Kızoğlankız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakire
- Ezberden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere
- İkon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapıncak
- Yüzertop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamandıra
- Aslansütü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakı
- Meslek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığır, Hayat, İş, Okul, Uğraş, Uğraşı, Ertik, Öğreti
- Kazanç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkar, Ekmek, Hak, Hasılat, Kâr, Para, Yarar, Temettü
- Sureta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalandan
- Hastane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlık Evi
- Aksamayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakik
- Özdevim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Otomatizm
- Kuyudat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtlar
- Bay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erkek
- Yüzük Oyunu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüzük
- Dağılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayılmak, Saçılmak, Düzensizlik, Sirayet Etmek, Yok Olmak
- Akse kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kriz
- Kengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyatik, Romatizma
- Kabahatsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçsuz
- Hülya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuruntu, Hayal
- Almaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıcı
- Aradan Kaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek
- Sıçandişi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika
- Sınırdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hemhudut
- Alengir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Fiyaka, Gösteriş, Hile, Tuzak
- Narahatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşku
- Sebze Nevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pırasa
- Uyarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetabuk, Adapte, Adaptasyon
- İkametgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oturulan Yer, Konut
- Fatiha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dua
- Mizaçsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatsız
- Müşkül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçlük, Zorluk, Zor, Çetin, Güç, Engel
- Muhatara kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Tehlike, Zarar, Ziyan
- Süs kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şatafat, Bezek, Ziynet
- Feodalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derebeylik
- Paralanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Didinmek
- Yanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakıt
- Arbede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Patırtı, Kavga, Dalaş, Çatışma
- Fark Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamak, Ayırmak, Değişmek, Duymak, Görmek, Seçmek, Sezmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü