Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aparmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürüklemek, Çekip Götürmek, Çalmak
- Realite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçek, Gerçeklik
- Erkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Serbest, Özgür, Müstakil, Hür
- Öngün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arife
- Sözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namzet, Yavuklu
- Burnu Havada kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kibirli
- Metanetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıksız
- Turizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezim, Gezginlik
- Zümre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölük, Takım, Grup, Camia, Cins, Topluluk, Tür
- Atlanılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atlanmak
- Vâsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geniş, Engin
- Repertuvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağarcık, Oyun Listesi, Rol Listesi, Müzik Parçaları
- Bakire kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erden, Kız, Kızoğlan, Kızoğlankız
- Vızır Vızır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daima, Hemişe
- Malkoç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıncılar Ocağının Başı
- Muhavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Aklavcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avukat
- Muafiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışıklık, İmtiyaz
- Pürüzsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz, Kusursuz
- Uzay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feza, Gök, Mekân
- Aygıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz, Araç, Alet
- Tanışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanış Olmak
- Tırtırkçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankesici
- Ira kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karakter, Seciye, Öz Yapı, Kişilik
- Meyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ara, Orta
- Yıldırımlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paratoner
- Sanat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma, Zanaat
- Nemlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşarmak
- Çandır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karışık, Melez, Yaban
- Nefis İzzeti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzzetinefis
- Mendirek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalgakıran
- Onarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltmek, Tamir Etmek, Yapmak
- Üzüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Dert, Elem, Ezgi, Gaile, Gam, Karanlık, Kaygı, Keder, Kor, Tasa, Teessür, Usanç, Yara, Yeis, Dem
- Koşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ek
- Oyulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakkedilmek, Kazıklanmak
- Uydurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becermek, Bulmak, Elde Etmek, Sağlamak
- Mizahi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güldürücü, Gülmeli, Mazhakeli
- Geçerlilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüküm
- İkirciklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tereddüt
- Matrak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Eğlence, Değnek, Gülünç, Hoş
- Mihsap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abaküs
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü