Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Oyulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakkedilmek, Kazıklanmak
- İtaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş Eğme, Söz Dinleme, Boyun Eğme, Buyruğa Uyma
- İstatistik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayımlama
- Yangılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mültehip
- Yabanketeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeytansaçı
- Vuzu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abdest
- Akşam Ezanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akşam
- Çıkı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küçük Bohça, Çıkın
- Kaşe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damga, Mühür
- İndirim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İndirme, Tenzilat, Ucuzlaştırma, İskonto
- Toraman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tombul, İri Yapılı, Genç İrisi
- Sefihlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halt Etmek
- Çığır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol, Patika, İz, Keçiyolu, Meslek, Tarz
- Haşinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertlik
- Kotarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamamlamak, Bitirmek, Boşaltmak, Hazırlamak
- Vükela kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar, Vekiller, (Alay) Kibar
- Mâni Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıkoymak, Engellemek, Önlemek
- Adamcıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sokulgan, Evcil, Ehli, Munis
- Suçlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtham, Töhmet
- Nasip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baht, Kısmet, Talih, Düşelik
- İğne Vurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğne Yapmak
- Tetanos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazıklıhumma
- Belirten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tamlayan
- Lens kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mercek
- Kırıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cilvelenmek, Gamze Etmek, Kır Vermek, Naz Etmek
- Çok Sözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşkan
- Mudi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırımcı
- Dizi Film kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizi
- Bıdık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kısa, Tıknaz
- Ortaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıfat-fiil
- Yapıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapışkan
- Dermatolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deri Hastalıkları Uzmanı, Cildiyeci
- Afif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esenlik, İffetli, Temiz, Afiyet, Sağlık, Akman
- Kraliçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ece
- Dejenere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soysuz, Yoz, Bozulmuş
- Denizaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sualtı Kayık, Tahtelbahir
- İstihza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Alay Etme, Eğlenme
- Firari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaçak
- Tuluatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğaçlamacı
- Doğurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurtulmak
- Bir Kadar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz, Birtakım
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü