Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Aktarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devretmek, Aramak, Bellemek, Göçürmek, İletmek, Nakletmek, Tercüme Etmek, Transfer Etmek
- Klinometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğimölçer
- Zenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Siyahî, Kara Derili
- Nüve kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekirdek, Özek
- Tazammun Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçermek
- Lügat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözlük, Kamus, Kelime, Söz, Sözcük, Sözlük
- Konglomera kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yığışım
- Mükellefiyetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yükümlü
- Kartvizit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- Kardeş Oğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğen
- Uşak Salma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kürtaj
- Cerh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaralamak
- Tariz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sataşmak
- Serinkanlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğukkanlılık
- Mat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donuk, Soluk
- Tuman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Don, Şalvar
- Yumuşaklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yumuşamak
- Meyus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karamsar, Üzgün
- Dekor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüş, Manzara
- Tün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gece
- Mihenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehenk, Denektaşı
- Kıymetlendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerlendirmek
- Silgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozan, Havlu, Öçürge
- Yurttaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vatandaş
- Üzücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntülü, Hüzünlü, Acı, Acıklı, Fena, Dokunaklı, Elim
- Futa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peştamal
- Bezeksiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalın
- Viyaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağlamak, Çığırmak
- Handikap kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pekent, Engel
- Yazmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açmak, Kaydetmek, Sermek, Söylemek, Haber Vermek
- Yazıhane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büro, Ofis
- Hodpesentlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükse
- Azar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylama
- Değirmi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yuvarlak
- Şoven kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağnaz Ulusçu
- Hâkim Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hükmetmek
- Hasta Bakıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tıp Bacısı, Tıp Kardeşi
- Bilgisayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kompüter, Elektronik Beyin
- Ur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dert, Şiş, Tümör, Yenitüreme
- Büyüklüğünde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Aciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüzlük, Beceriksizlik
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü