Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Menent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Eş
- Minder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Islahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Devrim, Düzeltme, İnkılap, Reform, İyileştirme
- Gülmece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizah
- Küstah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyesiz, Saygısız
- İl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El, Ülke, Vilayet, Yurt, Şehir, Valilik
- Ezberden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezbere
- Keşfeden kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâşif
- Modernlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağdaşlık
- Sipariş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ismarlama, İsteme
- Kağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakan, Han
- Lanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek
- Namahrem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El, Yabancı
- Köken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Kök, Menşe, Soy, Orijin
- Ahlat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaban Armudu, Dağ Armudu, Suyuklar
- Mürettiphane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizgiyeri
- Ansızın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birden, Birdenbire, Ani, Anide, Aniden, Ansız, Apansız, Apansızın, Dangadak, Defaten, Durup Dururken, Fücceten, Gürpedek, Larp, Larpadak, Patadak, Pattadak, Rappadak, Şakkadak, Şapadanak, Şappadak, Şırakkadak, Bedaheten, Fücceten, Nagehan, Vehleten, Gafleten, Ani Olarak, Nagehani, Hiç Beklenmedik Bir Anda
- Kent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köy, Şehir, Kasaba, Site
- Tanılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tanımak, Teşhis Etmek
- Sol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çep
- Vira Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Toplamak
- Şerare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvılcım, Çakım, Çakın
- Bilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alim
- Yorumlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şerh, Tabir, Tefsir
- Yaraşıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygun, Yakışıklı
- Tebdil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değiştirme, Kılık
- İbadetgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tapınak
- Yatay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufki
- Sezgi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Feraset, His, Tehaddüs
- Saklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teyakkuz
- Olgu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vaka, Vakıa
- Ödünleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödün
- Oyumlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak
- Basamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşama, Evre, Kerte, Derece, Ayak, Gömlek, Hane, Kademe, Merhale, Pilleken
- Tekevvün Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmak
- Amma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ama
- Cüzam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Miskin Hastalığı
- Yansımak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksetmek, Ulaşmak, Vurmak, Tepmek
- Vesvesesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşkilsiz, Kuruntusuz
- Masraflı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pahalı
- Tevhit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleştirme
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü