Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Yalpak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dalkavuk, Uçurum, Sokulgan - Transport kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarım, Taşımacılık, Nakil, Nakliyat
- Ürküntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkma, Korku, Vahşet
- Carcar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Resimyazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hiyeroglif
- Şereflendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Onurlandırmak
- Müracaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Başvurmak, Danışmak
- Şamatacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gürültücü, Patırtıcı
- Atol kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yer Elması, Mercanada, Mercan Adası
- Yönetilebilir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güdümlü
- Karışılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdahale Edilmek
- Oluşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydana Gelmek, Başlamak, Çıkmak, Peyda Olmak, Teşekkül Etmek, Tekevvün Etmek
- Bahane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebep, Neden, Mazeret, Vesile, Kulp
- Değişiklik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tadil
- Fitne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçimsizlik, Kargaşa, Kundak, Karışıklık, Bozut
- Nicelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kemiyet, Miktar, Oran, Rakam
- Limit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınır, Son Had
- Aldırışsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtsız, Aldırmaz, Lakayt
- Kalıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Temelli
- Endişelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak
- Girişik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girift
- İman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnanç, İnan
- Hakşinas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hak Tanır
- Enayi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avanak, Budala, Giç, Ördek, Sarsak, Bön
- Bağışlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağışlamak İşi, Affetme, Mağfiret, Gufran, Hibe Etme
- Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Senet
- Komprador kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbirlikçi
- Aygıt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cihaz, Araç, Alet
- Bahse Girmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüccet Etmek, Mübahase Etmek
- Körfez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fiyort
- Bahri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denize Ait, Denizel, Denizsel
- Kıstırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapmak
- Buruşuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırış Kırış, Pürüzlü, Kıvrım Kıvrım
- Yitirilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitik
- İtinasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal
- Vefasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet
- Demeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek Ki
- Kullanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalıştırmak, Yararlanmak, Almak, Değerlendirmek, Dökmek, Giymek, Harcamak, İçmek, İstismar Etmek, İşletmek, Sarf Etmek, Sömürmek, Takmak, Tutmak, Yönetmek
- Kânunuevvel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Küçük Dil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilcek
- Şirinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevimlilik, Tatlılık
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü