Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Varyete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varyasyon, Gösteri - Kabul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yerinde Görme; Katına Alma; Razı Olma
- Sükûnetli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin
- Bağlı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlemek
- Kampana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çan
- Şekerrenk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğuk
- Geliştirme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhya
- Ata Ana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebeveyn
- Talebelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrencilik
- Meşgul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolu
- Işıklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aydınlanmak
- Medüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denizanası
- Konser kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinleti
- Ütopya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşülkü
- Kekeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Keke, Peltek
- Özenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstek
- Vatvat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarasa
- Mismar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çivi, Mıh
- Sadır Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyda Olmak
- Koşuntu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tayfa
- Endişeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılı
- Selikasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoyrat
- Konukevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Misafirhane
- İstihza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, Alay Etme, Eğlenme
- Evlilik Akdi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nikâh
- Susuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hararet
- Fevkaladelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olağanüstülük
- Oynaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıştırmak
- Uçkun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heyelan
- Nine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Babaanne, Büyük Anne, Büyükanne, Ebe, Nene
- Kuruluş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bünye, İdare, Kurum, Müessese, Tesis, Teşkilat, Üretim, Yapı
- Sentaks kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözdizimi
- Numaratör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayaç
- Biçare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zavallı, Çaresiz, Gariban
- Pinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cimri, Eli Sıkı, Hasis
- Mineralog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimci
- Destek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahize, Dayak, Dayanak, Kol, Koltuk, Rahle, Takviye, Hamil
- Maslahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstişare, İş, Mesele
- Yüzertop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şamandıra
- Çör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık; Şeytan; Diken
- Çatlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarmak, Kıskandırmak, Sıkıntı Vermek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü