Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Varyete kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Varyasyon, Gösteri - Essah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğru, Gerçek, Sahi
- Demeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek Ki
- Dede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükbaba, İhtiyar, Yaşlı, Baba, Büyük Baba, Cet
- Empresyonist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlenimci
- Full kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüm, Tam
- Nezaretçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözetimci
- Damat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güvey, Küreken, Yezne
- Hayat Kadını kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fahişe
- Aylak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avare, Serseri, İşsiz, Boş Gezen
- Yıkışmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güreşmek
- Orojeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dağoluş
- Melul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün
- Himayecilik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırmak
- Çıkış Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteri Yapmak
- Ölü Salı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teneşir
- Saçmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Neşretmek, Savurmak, Serpmek, Dağıtmak, Döknek, Yaymak
- Geçinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçim, Maişet
- Ayrıcalıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtiyazlı
- Besbeter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daha Beter
- Ehlileştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evcilleştirmek, Uysallaştırmak
- Kâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazen, Kimi Zaman
- Hint Kozu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindistan Cevizi
- Islaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nem, Rutubet
- Acele Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabuk Davranmak, Sabırsızlık Göstermek, Telaş Etmek, Sabırsızlanmak, İvmek, Aşıkmak, Telesmek
- Abartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şişirmek, Büyütmek, Mübalağa Etmek, Artırmak
- Ağartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beyazlatmak
- Kısırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akamet
- Şecere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyağacı
- Pattadak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ansızın
- Muaşeret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görgü
- Âdemoğlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsanoğlu, Kişioğlu, İnsan
- Kanunvericilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasama
- Dayak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Destek, Dövme, Kötek, Mesnet, Rahle, Sopa, Sürgü, Vurma, Patak, Payanda
- Müruruzaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hukuki Mühlet, Zaman Aşımı
- Mimari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mimarlık, Yapı
- Trafik Polisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yol Sakçısı
- Sağaltma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedavi
- Hafiflemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırlığı Azalmak, Kolaylaşmak, Şiddeti Azalmak, Azalmak, Rahatlamak
- Dinçleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dincelmek
- Epilepsi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutarık, Sara
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü