Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Varis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mirasçı, Kalıtçı - Hakikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asıl, Doğru, Esas, Gerçek, Gerçekten
- Sual kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soru
- Şerif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsal, Soylu, Temiz
- Tekabül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılamak
- Vakur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ciddi, Veznin, Yalımlı, Onurlu
- Ban Yağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hint Yağı
- Defnetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gömmek, Toprağa Vermek
- İltifat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlgilenme, Hoş Söz, Tatlı Davranma, İlgilenme, Rağbet Etme
- Cingöz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Uyanık, Hiç Aldatılamayan
- Çıtı Pıtı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufak Tefek, Minyon, Sevimli
- Harcamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dökmek, Ezmek, Geçmek, Kullanmak, Sarf Etmek, Tüketmek, Vermek, Yemek, Yok Etmek, Öldürmek, Feda Etmek
- Rücu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cayma, Dönme
- Tesis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurma, Kuruluş, Kurum
- Kamu Oyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçtimai Rey
- Seçkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzide, Kibar, Mutena, Seçme, Üstün, Elit, Mümtaz
- Mübadele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değişme, Değişim, Değiş Tokuş
- Makber kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabir, Mezar, Sin
- Ön Gün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arife
- Havut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deve Semeri
- O An kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derken
- Sargı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Pansuman
- Eş Anlamlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlamdaş, Müteradif, Sinonim
- Derece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvam, Seviye, Aşama, Ayar, Basamak, Doz, Gömlek, Had, Kadar, Kademe, Merhale, Mertebe, Nokta, Not, Paye, Radde, Rütbe, Tabaka, Termometre, Kerte, Yalım
- Sayfalama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mizanpaj
- Kulübe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatanak, Köşk
- Vasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ortalama, Orta, Muhit, Ortam, Şerait, Ara
- Köylü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaba, Kentçi, Kentli
- Dingil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Eksen, Mihver, Ok, Salak, Mil, Aks
- Şakul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekül
- Kaldırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Aşırmak, Atamak, Çalmak, Çekmek, Feshetmek, Katlanmak, Lağvetmek, Saklamak, Sıyırmak, Taşımak, Tayin Etmek, Toplamak, Yakışmak
- Erişim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ulaşım
- Uzun Dişli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açgözlü, Hırslı, Tamahkâr
- Yaraşmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz
- Eko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Tezahürat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alkış, Gösteri, Tantana
- Katakulli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Oyun, Tuzak, Yalan, Dolan, Hile
- Günindi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı, Garp
- Bez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaput, Gudde
- Müşkülat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çetinlik, Güçlük, Güçlükler, Zorluk, Zorluklar
- Garanti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teminat, Güvence
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü