Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Tipik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özgel - Mebus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekili, Saylav
- Asıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçek, Kök, Öz Kendisi, Kaynak, Köken, Çıkak, Gerçeklik, Doğruluk, En Çok, Başlıca, Ana, Cevher, Cins, Esas, Hakikat, Hamur, Mahiyet, Nesep, Özgün, Soy, Temel, Üs
- Malarya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıtma
- İstibdat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı, Zorbalık, Sınırsız Monarii, Despotluk, Keyfe Bağlı Yönetim
- Varda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savul, Kezik, Dikkat, Destur
- Öğrenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talebe, Okuvcu, Şakirt, Öğrenici
- Bitaraflık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yansızlık
- Olguculuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pozitivizm
- Dehşet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korku, Yılgı, Olağanüstü, Ürküntü, Yılın
- Öksüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anası Olmayan, Kimsesiz, Yetim
- Büzüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişmek, Kırışmak
- Çıplak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyunuk, Üryan, Örtüsüz, Cıbıl, Açık, Dal, İskelet, Kuru, Sivil, Yalın
- Tayyare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uçak
- Tenezzül Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Layık Bilmek, Layık Görmek
- Süfli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adi, Alçak, Aşağı, Aşağılık, Bayağı, Kılıksız, Pis Kılıklı
- Vefasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıyanet
- Ampirik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneysel
- Şen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğlenceli, Neşelendiren, Neşeli, Sevinçli
- Gidişat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Davranış, Tutum
- Dal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Bölüm, Arka, Boyun, Branş, Budak, Çıplak, Ense, İhtisas, Omuz, Şube, Yalın, Birlik, Sırt, Düz
- Takdis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutsama
- Mühlet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehil, Vade, Önel
- Abdest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuzu
- İradesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstençsiz
- Dileyiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rica
- Teşyi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğurlamak
- Havandeste kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havaneli
- Kara Baht kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Yazı
- İz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alamet, Bulaşık, Çığır, Delalet, Emare, Eser, Kanıt, Nişan, Yer, İm
- Selen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Haber, Ses
- Navlun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gemi Kirası
- İllegal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gayrilegal, Gizli, Yasa Dışı, Yasaya Aykırı
- Medar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönence, Dayanak, Yardımcı
- Acıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merhamet, Rahim
- İstihlak Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tüketmek
- Tefrik Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayırmak
- Resepsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabul; Resmi Şölen
- Duygun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulu, Hassas
- Tenis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alantopu
- Kılıklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güzel, Temiz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü