Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Stres kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerginlik - Musahhih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltici, Düzeltmen
- Bitki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nebat, Ösümlük
- Eğitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiye Vermek, Yetiştirmek, Terbiye Etmek
- Nene kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anne, Babaanne, Büyükanne, Nine
- Oturtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koymak
- Apaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avuç
- Hemşeri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memleketli
- Gelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Başlamak, Buyurmak, Çıkmak, Dayanmak, Doğmak, Getirmek, İzlemek, Katılmak, Takip Etmek, Türemek, Ulaşmak, Uymak, Varmak, Yönelmek
- Kulp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bahane
- Dikit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stalagmit
- Çakın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvılcım, Şimşek
- Dikte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazdırma
- İyi Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaldırmak
- Kalkınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerlemek, İnkişaf Etmek
- Çabalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ceht Etmek, Gayret Etmek, Çalışmak, Uğraşmak, Debelenmek, Yanmak
- Kokuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kokmak
- Derinti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplantı, Derme Çatma, İnsan Sürüsü, Güruh
- Vakarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Onurlu
- Alımlı Çalımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Güzel
- Elöpen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kertenkele
- Fitlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kışkırtmak, Fitnelemek
- Nimbus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Bulut
- Geri Kalmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geri
- Nazik Yürekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alıngan, Gözü Sulu
- Bulunmamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksilmek
- Bastık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pestil
- Muhasamat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşmanlık
- Siga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kip
- Tınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Önemsemek, Takmak
- Efsus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazık
- Yayma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşir, Teşmil, Tevzi
- Şantiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikinti Meydanı, Yapı Yeri
- Mahalli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöresel, Yerel, Lokal, Yerli
- Falan Festekiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Falan Filan
- Yanacak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakıt
- Kafatasçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Irkçılık
- Muhayyile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşlem, İmgelem
- Zemmetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kınamak, Kötülemek, Yermek
- Vaziyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durum, Konum, Hâl, Tavır, Yer
- Utanmaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arsız, Kepaze, Pişkin, Yüzsüz, Sıkılmaz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü