Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Stop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dur - Kırba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matara
- Kelek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal, Foya
- Ürkmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkmak, Çekinmek, İrkilmek, Yılmak
- Yumuşamış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vıcık Vıcık
- Münhat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Engin
- Sergilemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhir Etmek, Nümayiş Ettirmek, Sergiye Koymak
- Hükümranlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hâkimiyet
- Girişme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşebbüs
- Günülemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak
- Çatık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Somurtkan, Asabi, Sinirli, Öfkeli
- Tuhafiyeci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerçici
- Sessiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgun, Sakin, Sakit, Samit, Suskun, Tek, Ünsüz, Yumuşak
- Yalpık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayvan
- Adale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kas
- Bankiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deniz Buzulu, Buzla, Aysfilt
- Ekenek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mezra
- Şilte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Döşekçe
- Sanatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artist, Sanatkâr, Usta
- İp Ucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delil, Kelepin Ucu
- Yonmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontmak
- Zül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçaklık, Düşkünlük, Eclaflık, Rezillik
- Yaldızlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tezhip
- Temkinli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ilımlı, Ölçülü, Sakınımlı
- Teşkil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgütlemek
- Seccade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namazlık
- İtinasızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhmal
- Pekişmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artmak, Çoğalmak, Katılaşmak, Sertleşmek
- Salavat Parmağı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret Parmağı
- Uçlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vermek
- Film kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanka
- Şaşaa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görkem, Gösteriş, Tantana, Parlaklık, Parıltı
- Derebeyi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba
- Kıraat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okumak
- Yönetmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müdür, Direktör, Rejisör
- Dağıtma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Neşir, Talan, Tevzi
- Çatal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayrıç, Çengel, Haça, Yol Ayrıcı
- Komplo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzen, Kasıt, Suikast, Tertip, Tuzak, Gizli Düzen
- Sürmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzatmak, Götürmek, Dokunmak, Bitmek, Çekmek, Çıkmak, Dökmek, Gitmek, Salmak, Serpmek, Sevk Etmek, Vurmak, Yaşamak, Yeşermek
- Bilgilenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öğrenmek
- Ölçülülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtidal, Ölçülü
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü