Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sisli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sislenmiş, Bulanık - Bedava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız, Ücretsiz, Karşılıksız, Emeksiz, Beleş, Caba, Havayi, Meccanen, Müft, Pulsuz
- Şakacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüktedan
- Beş On kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biraz
- Pencere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cam
- Devrilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkılmak
- Yumuşaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafet, Müsamaha
- Hayatta Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Oylaşım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müzakere, Tezekkür
- Dümenci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz
- Mahvetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batırmak, Heba Etmek, Kavurmak, Yakmak, Yemek, Yok Etmek, Tozmak
- Teşhir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek, Sergilemek
- Kışkırtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fitnekârlık Etmek, Körüklemek, Tahrik Etmek
- Baba Tatlısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şambaba
- Bertaraf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir Yana, Şöyle Dursun
- Telhis Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özetlemek
- Karaborsa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kara Pazar
- Kâhinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehanet
- Merkez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Orta, Tarz, Biçim, Özek, İçre, Ortalık, Göbek, Mihrak, Odak
- Zihniyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlayış, Kafa, Düşünme Yolu, Düşünce Biçimi
- Tunç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bronz
- El İşi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşleme
- Dürüşt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kırıcı, Sert
- Kurnaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açıkgöz, Cambaz, Çakal, Kurt, Uyanık
- Çerçi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezginci Esnaf; Tuhafiyeci
- Maşa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet
- İtilaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzlaşı, Anlaşma, Uyuşma
- Pide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yufka, Yassı Ekmek
- Asık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asılmış, Asılı, Somurtkan Yüz
- Kısınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmsak Etmek
- Gütmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevk Etmek, Yönetmek, Sürmek, İzlemek, Otarmak, Takip Etmek, İdare Etmek
- Havza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölge, Mıntıka, Tekne
- Bun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Bunluk
- Mavi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gökçe
- Mamacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ebe
- Bağan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşük
- Nesib kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soylu
- Düşünmeksizin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bedaheten
- Barışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazar, Müsalemet, Hazari
- Bakmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aramak, Beslemek, Denemek, Görmek, Gözetmek, İlgilenmek, İncelemek, Karışmak, Korumak, Seyretmek, Uğraşmak
- Sükût kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Susku, Susma, Sessizlik, Konuşmama, Söz Söylememe
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü