Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sinirlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asabileşmek, Kızmak, Köpürmek, Öfkelenmek, Feveran Etmek - Çene Kavafı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- Ortak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş, Hissedar, Kuma, Müşterek, İştirakçi, Şerik
- İrsaliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gönderi
- Kanaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetinmek
- Sürür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sevinç
- Nemlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşarmak
- Beyzade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey Oğlu, Soylu Kimse, Nazlı Kimse
- Verese kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mirasçılar, Kalıtçılar
- Enfeksiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşma, Bulaşım
- Lekelihumma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tifüs
- Jest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çalım
- Geçen Yıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıldır
- İşteş Fiil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşteş
- Kalem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşit, Tür, Yazar
- Yeis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umutsuzluk, Karamsarlık, Üzüntü, Ümitsizlik
- Beşer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsan, İnsanoğlu
- Yamaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yan, Bayır, Huzur, Kat, Ön, Yakın
- Ebediyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuzluk, Bengilik
- Konukçu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılavuz, Mihmandar
- Yaşayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı
- Sokum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lokma
- Cünüp kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenabet, Taharetsiz
- Mühürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Damgalı
- Durmadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürekli, Aralıksız
- Parasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mali
- Derbent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Dar Geçit
- Tanıştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takdim
- Bayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- Üretme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çoğaltma
- Kiralamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutmak, İcareye Vermek
- Tayyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hazır
- Katlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahammül Etmek, Dayanmak, Çekmek, Dözmek, Götürmek, Hazmetmek, Kaldırmak, Taşımak, Yutmak
- Zahiren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görünüşçe, Görünüşe Göre, Şeklen
- Muammer Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşamak
- Makaslamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayırtmak, Kesmek
- Kasavet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak
- Merdiven Korkuluğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırabzan
- Çökel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tortu; Çökelti, Rüsup
- İdrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hacet, Sidik, Çiş
- Sorumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesul, Cevapdih
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü