Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Seyran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gezinme, Gezme - Cebbar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zorba, Kudret Sahibi
- Oksit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pas
- Külfet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Zorluk, Yorgunluk, Büyük Masraf
- Altıpatlar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toplu Tabanca
- Embriyo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oğulcuk
- Çarçabuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tez, Hemencecik, Çabucak, Tez Elden
- Beğenilmeyen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, İtici
- İlmi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilimsel
- Dakika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı An, Zaman
- Estağfurullah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aman Efendim, Rica Ederim, Öyle Söylemeyin, Utandırıyorsunuz Efendim
- Belirtke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Amblem, Gösterge
- İrmik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İri Un, Yarma
- Dolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Komple, Meşgul, Yoğun
- Koza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barama, Kozalak
- Haç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Put
- Mümbit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitek, Verimli
- Gelecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ati, Encam, İleri, İstikbal, Müstakbel
- Paydaşlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İştirak
- İçgüdü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnsiyak, Şevki Tabii
- Vaki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olan, Olmuş, Koruyucu
- Depo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ambar
- Aşina kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dost, Bildik, Tanıdık, Tanış
- Araç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alet, Anahtar, Kayıt, Taşıt, Vasıta
- Oldukça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Epey, Nispeten, Hayli
- İşgüzar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Becerikli, İşbaz
- Medcezir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Müşahede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözlem
- Neşesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzgün, Durgun
- Ölmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçinmek, Gitmek, Göçmek, Solmak, Yürümek
- Abdest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuzu
- Kamuoyu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Efkârıumumiye, Halkoyu
- Dâhili kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç
- Elimine Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elemek
- Varakpare kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mektup, Name
- Gerekseme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyaç
- Motto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkesöz, Slogan
- Çatlatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarmak, Kıskandırmak, Sıkıntı Vermek
- Biperva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkusuz, Çekinmez
- Bal Özü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nektar
- Sinik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinmiş, Pusmuş, Yılmış
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü