Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rezerv kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynak, İhtiyat, Yedek, Saklanmış, Biriktirilmiş, Henüz İşletilmemiş - Mahrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yörünge
- Girizgâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Giriş
- Kusursuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzgün, Harika, Mükemmel, Tam
- Koku Alma Organı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Burun
- Veteriner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baytar
- Arzıtilek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utarit, Merkür
- Devre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dönem, Fasıl, Çevrim
- Motifli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Örgeli
- Bir Hoş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Garip
- Ödenti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aidat
- Cırmalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tırmalamak
- Dragon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ejderha, Büyük Yılan
- Spesiyalist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzman
- Taayyün kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirme
- Çıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halat Ucu
- Geri Dönmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayıtmak
- Sokmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saplamak, Tıkmak, Zehirlemek
- Tanımamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reddetmek
- Kardeş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birader, Küçük Bacı, Küçük Kardeş
- Seccade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namazlık
- Kapsama Alanı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhata Dairesi
- Yemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aş, Yemek Yeme, Yiyecek, Taam, Ekmek, Batmak, Çizmek, Dalamak, Delmek, Harcamak, Isırmak, Kemirmek, Lokma, Mahvetmek, Oymak, Tüketmek, Aşındırmak, Bitirmek
- Efsunkâr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüleyici, Büyülü, Sihirli
- İcmal Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özetlemek
- Toplama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cem, Tahsil
- Yüz Sathı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüz Ölçümü
- Haczetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girev Götürmek
- Hadisesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olaysız
- İtaatkârlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teslimiyet
- Kanıtlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, İspatlamak
- Ipıssız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Issız
- Kompresör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkaç
- Düşünülmüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplı
- Menfaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkar, Kâr, Yarar, Ası
- İkiyüzlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürai, Riyakâr
- Zarf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirteç, Kap, Kılıf, Sarma
- Hıfzetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bellemek, Ezberlemek, Saklamak
- Belirlenmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muayyen
- Biraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azıcık, Çok Değil, Bir Parça, Bir Balaca, Bir Kadar
- Zehle Döken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İllet
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü