Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Scanner kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarayıcı - Kokuşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tefessüh
- Dalgalandırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Savurmak
- Öbürkü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbürü
- Oturaklı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağırbaşlı, Ağır, Gösterişli, Sabit, Sağlam, Veznin
- Şantaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korkutma, Gocundurma
- Şecere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soyağacı
- Uyartı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtar, Uyarı
- Eciş Bücüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpık Çurpuk, Eğri Büğrü
- Cenah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kol, Taraf, Yan, Kanat, Kesim, Kuş Kanadı, Pazı
- Geri Çekilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ricat
- Hazar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Barış
- İstihbar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duymak, Öğrenmek
- Mülahaza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrdeleme, Görüş, Düşünce
- Gebertmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öldürmek
- Çatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atmak
- Tayf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüntü, Hayalet, Ruh
- Dalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haşlamak, Isırmak, Yemek
- Yaklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzemek, Uğramak
- Ahiret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öbür Dünya, Öteki Dünya
- Güzaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Anlamsız, Beyhude
- Kodaman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük
- Ruj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dudaklık
- Porsiyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişilik
- Tabip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Doktor, Sağaltman, Sagan
- Yeltenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek, Kalkmak, Meyletmek, Özenmek
- Filigran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su Yolu
- Tanıma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teşhis
- Sakınımlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tedbirli
- İhtimal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belki, Olasılık, Şans, Belki, Ola Ki
- Turkuaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Firuze
- İçtimai Rey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kamu Oyu
- İhlal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozma, Dokunma, Zarar Verme
- Cesaretlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yüreklenmek, Cüretlenmek
- Ritim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenlilik, İttırat
- Ağmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarkmak, Düşmek, Yükselmek, Yağmak, Kaymak, Akmak, Havalanmak, İnmek
- Eda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hal, Davranış, Hava, İşve, Naz, Şive, Tavır, Verme, Ödeme
- Menajer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetici
- Vize kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Resmi İzin; Ara Sınav
- Müjdesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muştusuz
- Kader kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alın Yazısı, Baht, Mukadderat, Yazgı, Talih, Devran, Kısmet, Tecelli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü