Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sakinlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk, Sükûnet - Taksir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm
- Maltalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Avlu
- Söze Bakan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslu, Uysal
- Teeddüp Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkılmak, Utanmak
- Hızar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bıçkı, Biçki
- Nüfus kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, Kişi, Şenlik
- Fikren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zihnen
- Arzıhal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilekçe
- Kifayet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elvermek, Yetmek
- Çelişkilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aykırılık, Zıtlık, Tutarsızlık
- Meze kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çerez, Kuruyemiş, Alay, Eğlence
- Ampul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lambacık
- Regülâtör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenleç
- Pantolon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- Moruklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtiyarlamak, Yaşlanmak
- Tepesi Üstü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepetakla
- Ateşlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutuşturmak, Kışkırtmak, Yakmak
- Çalışma Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İş Günü
- Misil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Defa, Eş, Kat, Kez, Miktar, Örnek, Benzeş
- Kirşan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pudra
- Meneviş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hare
- Yapışkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Tutkal, Yapıştırıcı, Zamk
- Gâh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bazen, Kâh, Kimi Zaman
- Ama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fakat, Lakin Ancak, Yalnız, Ne Var Ki, Şu Da Var Ki
- Elem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrı, Acı, Üzüntü, Dert, Keder
- Dahil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçeri; İçinde Olmak Üzere
- İcat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buluş, Bulma, Bulgu
- Tazelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenilemek, Tekrarlamak
- Sorumlu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mesul, Cevapdih
- Salmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bırakmak, Dökmek, Katmak, Koymak, Saldırmak, Sermek, Sürmek, Uğratmak, Yüklenek, Sarkıtmak
- Mütekârip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınsak
- Yarar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fayda, Avantaj, Çıkar, Elverişli, Kâr, Kazanç, Menfaat, Uygun, Yarayan, Nefi, Ası
- Popülasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nüfus, Varlık
- Bağlanmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişik, Vurgun
- Tabakalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katmanlaşmak
- Yan Yan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yanlamasına
- İzan Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünmek
- Sandıkça kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mahfaza
- Yangı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İltihap, İrin
- Muttasıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmadan, Bitişik, Biteviye, Aralıksız
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü