Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Sadece kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Hemen, Sade, Yalnız, Ancak, Tekçe - Seyrüsefer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidişgeliş, Katnav, Trafik
- Zerk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçilme, İçitim
- Öç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikam
- Ahit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ant, Antlaşma, Yemin, Devir, Zaman, Söz Verme
- Çanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kâse
- Avantajsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yararsız
- Pahal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Aksi, Hantal, Ters
- Bölük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Kısım, Hane, Hizip, Kısım
- Odbaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aile, Kodak
- Kaybedilmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yitik
- Sihirbazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyücülük
- Yısa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmek
- Ceza kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eziyet, Müeyyide, Yaptırım
- Erkek Berberi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berber
- Bazı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birtakım, Kimi, Arada Bir, Ara Sıra, Kimi Zaman, Ayrım, Bazen
- Sömürge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstemleke, Koloni
- Kaidesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuralsız
- Buzdolabı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soğutucu, Frijider, Buzlatka
- Sergi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekspozisyon, Teşhir, Gösterim, Kilim, Yaygı
- Daru kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç
- Şirk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeriklik
- Dolgunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bol
- Patlatılmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atılmak
- Ölçüsüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı, Gelişigüzel, Rastgele, Vezinsiz
- Hülasa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özetlemek
- Yavuklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sözlü, Nişanlı, İstekli, Namzet, Sevimli
- İftihar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Övünmek
- Tabaat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basım
- İşletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstismar Etmek, Kullanmak
- Muamele kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Davranış, İşlem, Yol, Yöntem, İz
- Tırsmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Korkmak, Ürkmek
- Ürkekçe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürkek
- Maya Koymak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırım Yapmak
- Dalaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takışmak
- Ülfet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Tanışma, Alışma
- Trençkot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yağmurluk
- Korkak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödlek, Tabansız, Hayvan
- Gıdasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besinsiz
- Şart Şurt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kural
- Kentlileşmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Medeni
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü