Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rint kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalender - Piyata kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabak, Yassı
- Hiçlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yokluk
- Aval kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bön, Şaşkın, Aptal
- Belirtme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasrih, Tayin
- Paralıca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zengin
- Örf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töre, Anane, Gelenek, Adet
- Kırıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ufalamak
- Hükümdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halife, Padişah
- Tecessüm Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirmek, Canlanmak
- Vesika kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belge, Senet
- Müştemilat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eklentiler
- Yoz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşlenmemiş, Dejenere, Kaba, Bayağı, Adi, Bozulmuş, Kısır, Yabanıl
- Nevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tür, Çeşit
- Klostrofobi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kapalı Yer Ürküsü
- Strüktür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yapı
- Çarliston Marka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Antika
- Resesyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durgunluk
- Sitadiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uzaklıkölçer
- Bildirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haber Vermek, Anlatma, İfade, Bilgi Vermek, Anlatmak, İfade Etmek, Aktarmak, Beyan Etmek, Getirmek, Lütfetmek, Vermek, Yayımlamak
- Semptom kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belirti
- Seyretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakmak, Eğlenmek, Görmek, İzlemek
- Pide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yufka, Yassı Ekmek
- İçrek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saklı, Batini
- Ağır Ağır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavaş Yavaş
- Çomak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değnek
- Müfettiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetmen, Teftiş Eden, Denetçi, Bakman
- Hile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Al, Dek, Dolap, Dolma, Dümen, Düzen, Entrika, Fesat, Fırıldak, Foya, Kapan, Külah, Mekir, Nakış, Olta, Oyun, Şaibe, Tertip, Desise, Aldaç
- Kırınmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynamak
- Döş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağır, Göğüs
- Gülük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hindi
- Eğitim Bilimi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitim, Pedagoji
- Dâhil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İç, İçeri, İçinde
- Anofel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çimil
- Işıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Dileme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rica, Talep
- Yontmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesmek, Tıraşlamak
- Nişanlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adaklı, Sözlü, Yavuklu
- Sakınmadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pervasız
- Mantarcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenbaz
- Biçim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Form, Tarz, Eşkâl, Hat, Kalıp, Merkez, Minval, Suret
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü