Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rant kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Getirim, Lüp - Kıskançlık Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıskanmak
- Barı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çit
- Atfetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yastamak, Dayamak, Yüklemek, Yöneltmek, Çevirmek, Vermek
- Kalaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalabalık
- Savacı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Haberci, Müjdeci
- Peder kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ata, Baba, Papaz
- Tutanak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zabıt, Zabıt Ceridesi, Zab Varakası, Rapor, Mazbata
- Günah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suç, Cürüm, Hata, Sorumluluk, Vebal, Yazık
- Sahabet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koruma, Kayırma
- Şakul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekül
- Öteleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntikal
- Haç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Put
- Tekevvün Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oluşmak
- Tercümeihal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biyografi, Öz Geçmiş
- Cenkleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekişmek, Savaşmak
- Anlamdaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eş Anlamlı, Müteradif, Sinonim
- Mineralojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşikbilimsel
- Kapı Zengi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokmak
- Nitelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boyut, Damga, İlim, Kalite, Keyfiyet, Mahiyet, Renk, Vasıf
- Müessis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurucu
- Klasifikasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölümleme
- Ödeme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfa, Tediye
- Yaşlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Eskimek, İhtiyarlamak, Kocamak
- Muhassasat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenek
- Yezit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hilekâr, Sahtekâr
- Dağılmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Mahlul
- Mütenakız Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatışmak, Çelişmek
- Pantolon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şalvar
- İdam Sehpası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Darağacı
- Tahkikat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soruşturma, Soruşturmalar
- Sayrılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tutku
- Yemeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tülbent, Çit, Değirmi, Yazma, Ayakkabı
- Tokgözlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gözü Tok
- Müddetsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süresiz
- Ceset kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölü, Meyit, Naaş
- Kıyaslama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukayese, Karşılaştırma
- Mahbes kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezaevi
- İllet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hastalık, Bozukluk, Neden, Sebep, Zehle Döken
- Kayra kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhsan, Lütuf, Atıfet, İnayet
- Çakılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabit
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü