Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Rahim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıyan, Merhamet Eden, Acıma; Balalık, Karın, Uşaklık, Dölyatağı - Helezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Helis, Kıvrımlı, Yılankavi
- Matuf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönelik
- Muzipleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takılganlaşmak
- Göz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakış, Bölüm, Çekmece, Delik, Görüş, Hane, Kaynak, Nazar, Oda, Ayn
- Alicengiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurnaz, Düzenci, Hileci, Üçkağıtçı Kişi
- Ameliye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eylem, Uygulama, İşlem
- İkiyüzlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürai, Riyakâr
- Kışır kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabuk
- Sebze Nevi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pırasa
- Print kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı
- Ehlileşmiş Hayvan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evcil
- Rezillik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rezalet
- Sarnıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeraltı, Kagir Saklak, Su Deposu
- Görülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rastlanmak, Seçilmek
- Gocuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kürk
- Piknik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kır Aşı, Seyir, Kır Yemeği
- Görünüşte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sureta
- Şekva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şikâyet
- Tutamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Belgit, Delil, Tutunma, Dura, Sebat, Yol, Meslek, Meşrep
- Vatanperver kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yurtsever
- Programsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzlencesiz
- Saylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmek, Önem Vermek, Saymak, İtibar Etmek
- Çıdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklim Göstermek, Sabretmek
- Şebnem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çiy
- Giderek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gittikçe, Tedricen, Yavaş Yavaş
- Etüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Araştırma, İnceleme, Mütalaa, Müzakere, Ek Çalışma, Ek Ders
- Nesim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esinti
- Keşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nöbet, Sıra
- Ümitsizlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Umutsuzluk, Yeis
- Fasile kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Familya
- Kartpostal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kart
- Kari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuyucu, Okur
- Heder Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karşılığını Alamamak, Boşa Gitmek, Ziyan Olmak
- İzale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek, Yok Etmek
- Formalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yöntem, İşlem
- Optik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görsel, Gözlükçü
- Muazzez kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aziz, Sevgili, Kıymetli
- Rosto kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilet
- Acemce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Farsça
- Süssüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Basit, Çıplak, Düz, Sade, Yalın
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü