Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Pi�dar ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Irz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Namus, Onur, İffet
- Kesat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyrek, Durgunluk, Yokluk, Kıtlık
- Botanik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bitkibilim, Nebatat
- Başucu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Semtürreis
- Rekabet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarışmak
- Boy Bos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değer, Kesim
- Öncecilik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnisiyatif
- İğrenç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tiksinç, Mekruh, Müstekreh
- Muhataralı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tehlikeli
- Temayüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilme, Farklanma
- Zafiyet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zayıflık, Arıklık, Güçsüzlük, Dermansızlık
- Özürlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakat
- Tesirsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Etkisiz, Geçişsiz
- Derbent kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğaz, Dar Geçit
- Öncesiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ezeli
- Muhtemelen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olasıca, Belki, Olabilir
- Saprofit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çürükçül
- Valüasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçerleme
- Tünel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delme Yol, Geçit
- Yaraşmayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz
- İstekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hevesli, Talip, Yavuklu
- Damping kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşürüm, İndirim, Ucuzluk
- Dayanışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı El Birliği, Hemreylik, Tesanüt
- Basmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bürümek, Çap Etmek, Çökmek, Kaplamak, Örtmek, Tabetmek, Vurmak
- Vahit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bir, Birim, Tek
- Zeng Sesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zil
- Pörsümüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Porsuk
- Tahrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazma
- İsyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kozgalan, Baş Kaldırma, Ayaklanma; Boyun Eğmeme, Uymama, İtaat Etmeme
- Mahşer Günü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıyamet
- Yasaklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadağan Etmek, Menetmek
- Enstantane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kesit
- Güç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağır, Bilek, Can, Çetin, Derman, Fer, Hâl, Hız, Kudret, Kuvvet, Mecal, Müşkül, Sarp, Takat, Zor, Efor
- Makro kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Geniş
- Yapamamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalmak
- Efendi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Terbiyeli, Ağırbaşlı, Kibar, Saygılı, Bey, Koca, Nazik, Çelebi, Sözü Ve Kılığı Yerinde, Saygıdeğer, İnce
- Hurdahaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paramparça
- Kuyruklu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akrep
- Hoşur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayağı, Değersiz, Dolgun, Kaba, Şişman
- Nakletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarmak, Göçürmek, İletmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü