Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Paleografi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiyazıbilim - Kâmilen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büsbütün, Toptan, Hep Birden
- Coşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galeyan
- Takdim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak, Tanıştırmak, Tanıtmak
- Mahzun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hüzünlü, Üzgün, Tasalı
- Haya kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Erbezi, Taşak
- Telif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derleme, Uzlaştırma, (Eser) Yazma
- Boş Kafalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgisiz
- Karakorku kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Blöf
- Yünül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeğni, Hafif
- Hayın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hain
- Kifayet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeterlik, İktidar, Liyakat, Yetme, Kafi Gelme
- Temizlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtmak, Almak, Çalmak, Kazımak, Öldürmek, Tüketmek, Yok Etmek
- Safkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıkan
- Dobra Dobra Söylemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düz Yüzüne Demek
- Legalite kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yasallık
- Hâl Tercümesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öz Geçmiş
- Yahu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hey, Bana Bak
- Kısmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azaltmak, Büzmek, Ezmek
- İçerlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alınmak, Bozulmak, Kırılmak
- Otoban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hızyolu, Otoyol
- Cennetlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cennetmekân, Günahsız, İyi
- Dokunca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zarar
- Safha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evre, Merhale, Mertebe
- Seferi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yolcu
- Mayalanma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtimar
- Grafolog kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yazıbilimci
- Partal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalan
- Götürüm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabır, Tahammül
- Sökel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hasta, Malul, Güçsüz
- Cerh Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaralamak
- Sadaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardım
- Goygoycu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dilenci
- Önemsemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mühimsemek, Saymak, Takmak
- Menfur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç, Tiksindirici, Alçakça
- Binaenaleyh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bundan Dolayı, Dolayısıyla, Buna Göre, Bunun İçin, Bundan Ötürü, Bunun Üzerine
- Çekidüzen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntizam, Nizam, Düzenlilik, Özen, İtina
- İstirahat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlenmek, Tatil, Rahat Etme
- Sapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatan
- Hindistan Cevizi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hint Kozu
- Skrayper kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazaç
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü