Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Output kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıktı - Namdar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ünlü
- Yıkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yıkıntı, Felaket
- Yeregeçen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havuç
- Pupa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıç
- Ha kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet
- Zaptiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jandarma
- Sapıtmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Delileşmek, Saçmalamak
- Derkenar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kenar Yazısı
- Sabahleyin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabah
- Statüko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süregelen Durum
- Şantiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikinti Meydanı, Yapı Yeri
- İnikâs Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankılanmak, Yansımak
- Oluşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meydana Gelmek, Başlamak, Çıkmak, Peyda Olmak, Teşekkül Etmek, Tekevvün Etmek
- Yönetmelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Talimat
- Düşünür kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Filozof, Mütefekkir
- Avutmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatıştırmak, Oyalamak, Ağlamasını Önlemek, Kandırmak, Aldatmak
- Kirmen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğ
- Gevşemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boşalmak, Hoşlanmak, Sakinleşmek, Sevmek, Tavsamak, Yatışmak, Yumuşamak
- Kervankıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çulpan
- Avane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardakçı, Yardımcı, Kafadarlar, Yardakçılar
- Durgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durağan, Pasif, Sakin, Sessiz, Sütliman
- İşyar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Memur
- Bozuk Para kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozuk, Bozukluk
- Bürokrat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekilci
- Ululuk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Heybet
- İlk Kânun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aralık
- Pırasa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sebze Nevi
- Güzeşte kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçmiş
- Neşir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baskı, Saçma, Yayma, Yayım
- Hatırşinas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Saygılı, Hatır Sayan
- Seci kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Nesir Kafiyesi, İç Uyak
- Hümayun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kutlu, Mutlu
- Transfer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aktarım, Kotarım, Geçiş, Geçit, Geçme, Taşıma, Götürme, Geçirme, Alma
- Münasebet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alışveriş, Gerekçe, İlişik, İlişki, Neden, Sebep, Temas, Vesile, Bağıntı, İlgi, Yakınlık, Uygunluk
- Maznun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sanık
- Öğretmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göstermek, İşlemek
- Model kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzer, Biçim, Örnek, Sistem, Şekil
- Sabotaj kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baltalama
- Yaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ferace
- Biraz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azıcık, Çok Değil, Bir Parça, Bir Balaca, Bir Kadar
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü