Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Olu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vuku, Sayruret - Koyun Dede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aptal
- Sille kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tokat, Şamar
- Cereyan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akım; Akıntı
- Kolonizm kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sömürgecilik
- Berhayat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Canlı, Yaşayan
- Gaf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pot, Yersiz Hareket, Yersiz İş, Falso
- Saksı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Baş, Kafa
- Yâren kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arkadaş, Yakın Dost
- Kahvedanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cezve
- Site kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kent, Şehir
- Sözlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lügat
- Keşide kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekme, Çekilme
- Ayrışık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Türlü, Çeşitli, Ayrı Türden, Çeşit Çeşit, Muhtelif, Heterojen
- Hoplamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hoppanmak
- Dımdızlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak, Cascavlak; Bomboş, Eli Boş
- Dönek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kahpe, Kancık, Kaypak
- Kedersiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acısız, Tasasız
- Porsumak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pörsümek
- Ders kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi Verme İşi, Çimke, Öğüt, İbret, Öğretici İz, İhtar, Muhazara
- Ufacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Minicik, Küçücük
- Kuzulamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yavrulamak
- Vefat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ölmek
- Vuruşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpışmak, Savaşmak, Dövüşmek
- Kolaylıkla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabucak, Rahat
- Hislendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duygulandırmak
- Zeban kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dil
- Havan Topu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havan
- Difüzyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yayım
- Aidat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödenti, Kesenek
- Yalınca kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çırılçıplak
- Değişken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynak, Kararsız, Değişici, Mütehavvil
- Gevher kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cevher
- Utanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekinmek, Ekşimek, Haya Etmek, Korkmak, Sıkılmak, Şişmek
- İhsas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İma
- Moryana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tarakotu
- Çakıl Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çakıl
- Çerden Çöpten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çelimsiz, Çürük, Narin, Zayıf
- Bayraktar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sancaktar, Alemdar
- Erkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özerk, Serbest, Özgür, Müstakil, Hür
- Okşamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Benzemek, Sevmek, Sıvamak, Sıvazlamak, Dövmek, Övmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü