Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Mamac� ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Dokuz Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dayanıklı
- Yüklenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımak, Üstlenmek, Yıkılmak, Zorlamak
- Yaprak Sigarası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Puro
- Haç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Put
- Spor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beden Eğitimi, Jimnastik; Üreme Cisimciği
- Fütürist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelecekçi
- Beraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arınma, Aklanma
- Kavlıç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fıtık
- Helezon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Helis, Kıvrımlı, Yılankavi
- Süslemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bezemek
- Mucrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suçlu
- Tazelenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tepmek
- Denizaltı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sualtı Kayık, Tahtelbahir
- Tutumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eli Açık, İdaresiz, Müsrif, Savruk, Savurgan
- Oğlan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bacak
- Mensucat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokumacılık, Dokumalar, Tekstil
- Büyük Ana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük Anne
- Müstekreh kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İğrenç
- Zıkkım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağı, Zehir, Acı
- Ağabey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abi, Aka, Ağa, Efe
- Fistül kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akarca
- İrade kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsteme, Buyruk, Dilek, İstek, Buyrultu, İstem, İstenç
- Kenetlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bentlemek, Bitiştirmek, Kilitlemek
- Boşaltma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tahliye
- Mazur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mazeretli, Özürlü
- Duraksamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duraklamak, Tereddüt Etmek
- Sıkıntı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasvet, Meşakkat, Ruhsal Yorgunluk, Sendrom, Cefa, Çile, Düşünce, Ezgi, Eziyet, Fırtına, Gaile, Hâl, Hüzün, Kahır, Kambur, Karanlık, Keder, Kor, Külfet, Mesele, Mihnet, Problem, Rahat, Sancı, Sorun, Usanç, Zaruret, Zehir, Zor, Tedirginlik, Eza
- Yer Kabuğu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yeryüzü
- Hükümet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bakanlar Kurulu, Kabine
- Eğmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bükmek
- Natık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatip
- Ziynet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süs, Bezek
- Kaçınma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmtina
- Ertelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geciktirmek, Tehir, Atmak, Savsaklamak, Sonraya Saklamak
- Kalıtım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İrsiyet, Soya Çekim, Veraset
- Kurma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnşa
- Memul Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Beklemek, Ummak
- Peki kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet, Pekâlâ, Tamam, Yakşı
- Primitif kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkel
- Meşum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uğursuz
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü