Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Malumat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilgi, Veri, Sorak - Heykeltıraş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yontucu, Yontman, Heykelci
- Nakliyatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşımacı
- Yasal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanuni, Meşru, Legal
- Çöp Tenekesi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berbat, Kötü
- Kölelik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Esaret
- Silecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paspas
- Belalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yorucu, Üzücü, Can Sıkıcı, Kavgacı, Şirret
- Sobelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalamak
- Cumhur Reisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumhurbaşkanı
- Gerçek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hakiki, Asıl, Başlıca, Ciddi, Doğru, Doğruluk, Hak, Hakikat, Sadık, Sahici, Tam, Temel, Vaki, Sahiden
- Ötede kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşırı
- Abartmadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilamübalağa
- Sihir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyü, Efsun
- Eğleşik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mukim
- Andaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hatıra, Yadigar, Anı
- Akümülatör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akımtoplar, Akü
- İplik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İp
- Rastık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sürme
- Çalıştırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koç, Antrenör
- Allak Bullak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karmakarışık, Altüst Olmuş
- Şembe kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cumartesi
- Taam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çeşni, Yemek, Yiyecek
- Başlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Girişmek, Harekete Geçmek, Muameleye Koymak, Almak, Atılmak, Doğmak, Gelmek, Girmek, Kalkmak, Koyulmak, Olmak, Oluşmak, Tutmak
- Oynatım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vizyon
- Dünen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dün
- Onay kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasdik, İcazet, İzin, Doğrulama, Gerçekleme, Uygun, Yerinde, Muvafık, Münasip
- Takibat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuşturma, İzleme
- Prömiyer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açılış, İlk Gösteri, İlk Sunum
- Posa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Tortu, Çökelti
- İliştirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Asmak, Takmak
- Vazife kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ödev, Görev, İşlev, Vecibe, Yevmiye
- Yapılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İmal Etmek
- Habis kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alçak, Soysuz; Tehlikeli, Kötücül, Kötü
- Öldürme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katil
- Saraka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alay, İstihza
- Mineral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bileşik, Maden
- Tahkim Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Berkitmek
- Sabah Vakti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sabahleyin
- Ulaştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Münakalat
- Çekecek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kerata, Tabankeş
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü