Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
M�nkir ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Gün Batısı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batı
- Terviç Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Desteklemek
- Yenilme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yenilgi, Mağlubiyet, Bozgun, Hezimet
- İstintak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kovuşturma, Sorgu, Sorgulama
- Bedavadan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız
- Şapkalık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vestiyer
- Kın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kılıf
- Susmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sükût Etmek, Kesmek
- Zorlaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daralmak
- Çelmelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Badalak Vurmak
- Konstellâsyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takımyıldız
- Garplı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Batılı
- Yekta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tek, Eşsiz
- Spesiyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özel
- Çıkarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışarı Atmak, Sökmek, Koparmak, Neşretmek, Anlamak, Atmak, Boşaltmak, Bulmak, Elde Etmek, Gidermek, Giysi, Göndermek, Göstermek, Hatırlamak, Kazımak, Sağlamak, Sezmek, Soymak, Söylemek, Sunmak, Yapmak, Yayımlamak, Yollamak
- Bağımlılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tabiiyet
- Samanyolu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kehkeşan
- Palyaço kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Soytarı, Oyunbaz, Telhek
- Ağız Kavafı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze
- İştiyak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arzu, Göresime, Özleme
- Alçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jips
- Madde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cisim, Unsur, Özdek, Öğe, Husus, Öz, Şey, Nesne
- Satıcılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bayilik
- Parke Taşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seki Taşı
- İthalatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış alımcı
- Kanalizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Atık Arkı, Lağım, Şebeke
- Tapıncak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Put
- İstihbar Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duymak, Öğrenmek
- Alaminüt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acele, Çabuk
- Zavallı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Biçare, Âciz, Fakir, Fukara, Gariban, Garip, Miskin, Perişan, Acı Çeken, Mutsuz, Eksin
- İştirak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Katılım, Katılma, Ortaklaşma, Paydaşlık
- Sinyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşaret, Çınav, Korna
- Peydah Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peyda Olmak
- Takvim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yim, Günleç, Dallık, Gündizme
- Sümük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fırtık, Kemik
- Berraklaşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Temizlenmek, Durulaşmak, Saydamlaşmak, Netleşmek, Anlaşmak
- Çitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birleştirmek, Çitilemek
- Kanış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kanaat, Kanı
- Düpedüz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gerçekten, Açıktan Açığa
- Kıymettar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Değerli
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü