Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
M�nkesir ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Evveli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eskiden
- Pay Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüşmek, Paylaşmak, Üleşmek
- Arınmış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Duru
- Durulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sakinleşmek, Uslanmak, Yatışmak, Sükun Bulmak
- Ölünç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İntihar
- Antrepo kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depo
- Karakarga kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuzgun
- Sismolojik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deprembilimsel
- Nazım kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiir, Koşuk
- Buzlanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Donmak
- Vuraç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Raket
- Yenirce kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Frengi
- Lale kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelincik
- Karşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alın, Hakkında, Huzur, İçin, Karşıt, Kat, Muhalif, Mukabil, Nazır, Ön, Zıt
- Refakat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eşlik, Yoldaşlık, Arkadaşlık
- Patron kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşveren, Biçit, Kalıp, Sahip
- Ekonomik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hesaplı, Kazançlı, İktisadi
- Hasret kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Özlem, Tahassür
- Aral kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Takımada, Sıradağ, Ada, Cezire
- Ambar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Depo, Kiler
- Evlatlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Besleme
- Sterilizasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arıtma
- Kayırıcı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Adam, Arka, Dayı, Torpil, Mültemis
- Zaptiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Jandarma
- Sabık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçen, Eski, Evvelki, Kabakki, Önceki
- Nevroloji kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sinirbilim
- Umutsuzluk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ümitsizlik
- Azamet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyüklük, Ululuk, Çalım, Kurumlanma, Onur, Gurur, Gösteriş, Görkem, Heybet, Kurum, Tekebbür
- İğneli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dokunaklı, Kırıcı
- Bulanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabarmak, Karışmak
- Üzüntü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Istırap, Acı, Dert, Elem, Ezgi, Gaile, Gam, Karanlık, Kaygı, Keder, Kor, Tasa, Teessür, Usanç, Yara, Yeis, Dem
- Basit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yalın, Kolay, Sıradan, Süssüz, Gösterişsiz, Görgüsüz, Düpedüz, Yalınç, Bayağı, Cılız, Mahdut, Olağan
- Baş Başa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlikte
- Sömürü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İstismar
- Davet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çağrı
- Maharet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yetenek, Beceri, Beceriklilik, Ustalık, El Uzluğu, Uzluk
- Şişmiş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şiş
- Lektör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okutman
- Meraklanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaygılanmak, Umursamak, Tasalanmak, Üzülmek
- Berkitmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sağlamlaştırmak, Tahkim Etmek, Takviye Etmek, Raptetmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü