Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
M�nekkitlik ile ilgili kayıtlı bilgi bulunamadı! - Sapan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuşatan
- Derken kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bu An, Bu Vakit, O An, O Vakit
- Zihin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Anlak, Bellek, An, Bilinç, Dimağ, Hatır, Kafa, Yâd
- Dışa Vurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Giderilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çıkmak
- Çeşit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cins, Kalem, Nev, Soy, Tür, Türlü, Bölüm
- Arz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sunmak
- İhracatçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dış satımcı
- Onaylama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İcazet, Kabul, Tasdik, İzin
- İzale Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gidermek, Yok Etmek
- Arıklamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Süzülmek
- Samanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Merek
- Tavış kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ses, Ün
- Gecelemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konaklamak
- İdari kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yönetimsel, İnzibati
- Başkası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diğerleri, Ötekisi, Öbürü
- Alışveriş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlişki, İş, Muamele, Münasebet, Pazar
- Parlamenter kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Milletvekili
- Dram kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Acıklı
- Sövüş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Küfür
- Eko kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yankı
- Muhtaç kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yoksul, Fakir, Gereksinimli, Eksikli
- Salpak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dikkatsiz, Derbeder
- Konuşmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Diyalog, Söyleşmek, Danışmak, Sohbet Etmek, Söz Söylemek, Söz Etmek, Bahsetmek
- Anzarot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rakı
- Münasip Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uymak, Yakışmak
- Alakalandırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Koordinasyon
- Cerrar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekici, Dilenci
- İkiyüzlü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mürai, Riyakâr
- Meyyal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğilgen, Eğilim, Eğilmiş, Meyilli
- Üstünlük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Galebe
- İzdiham kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kalabalık, Sıkışma, Yığılma
- Yolsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uygunsuz, Yersiz
- Kaygana kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Omlet
- Holding kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yatırım Ortaklığı, Ana Ortaklık
- Ardıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütevali, Halef, Arda, Ardışık
- Tekrir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yineleme
- İmrenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gıpta
- Bürümek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Almak, Basmak, Kaplamak, Örtmek, Sarmak, Tutmak, İstila Etmek
- Kakırdamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurumak, Ölmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü