Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Lokanta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aşçı, Aşhane, Restoran - Rölyef kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kabartma
- Noksanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eksiklik
- Kendince kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İçin
- Kırıştırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Oynaşmak
- Akil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllı
- Numaratör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sayaç
- Departman kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İşbölümü, Bölüm
- Bozgun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmuş, Uçarı, Yenilgi, Hezimet
- Soytarı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maskara, Telhek, Şaklaban
- Oranlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demek, Hesaplamak, Karşılaştırmak, Kıyaslamak, Ölçmek
- Oyunsal kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dramatik
- İtaat Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinlemek, Ram Olmak
- Fıtri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğuştan, Yaradılışsal, Yaradılıştan
- Sömestre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarıyıl
- İktisap Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kazanmak
- Tahmin Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Söylemek, Ummak
- Ahlat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaban Armudu, Dağ Armudu, Suyuklar
- Dışa Vurum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İfade
- Saylamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seçmek, Önem Vermek, Saymak, İtibar Etmek
- Çiftlik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ekin Sahası
- Gündüz Seansı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Matine
- Divane kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Budala, Deli, Kaçık
- Darmadağın Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karıştırmak
- Muhteşem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Görkemli, Gösterişli, Büyük Ve Göz Alıcı
- Laptop kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dizüstü
- Mevcut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Var, Var Olan, Bulunan, Birey Tutarı
- Mübalağa kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Abartma, Abartı
- Keke kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kekeme, Pepe
- Sabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durağan, Durgun, Kesin, Oturaklı, Tutarlı, Tanıtlanmış
- Tabiatçılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doğacılık
- Kayırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Korumak, İltimas Etmek, Gözetmek, Himaye Etmek, Himayecilik Etmek, Kohumbazlık Etmek, Himmet Etmek
- Somurmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Emmek
- Hakendaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Faraş
- Bellek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hafıza, Dağarcık, Akıl, Zihin, Yaddaş, Kafa
- Damızlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Maya
- Boşboğaz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çaçaron, Çenebaz, Farfara, Geveze
- Züğürt kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız, Kembağal, Hasta, Pulsuz, Yoksul
- Bozulmuş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozgun, Yoz
- Otlak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaylak, Salmalık, Mera
- Engebeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arızalı
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü