Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kontrol Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Denetlemek, Ölçmek - Kutlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tebrik
- Fazla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artık, Çok, Lüks, Ziyade, Sık Sık
- Zatî kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kişisel, Özel, Doğrusu, Aslında, Esasen
- Akarsu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Su
- Gücendirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İncitmek, Yaralamak, Kırmak
- Birey kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fert, Kişi, Zat, Can, Duygusal, Şahıs
- Temayüz Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sivrilmek
- Zamsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Artırımsız
- Örf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Töre, Anane, Gelenek, Adet
- Şeker Renk kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pek Yolunda Olmayan, Soğuk Bir Hava Esen (Ahbaplık İlgisi)
- Cangıl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kargaşa
- Çepel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bulaşık, Çamur, Kir, Pislik
- Fıtraten kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaradılıştan
- Evlenme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İzdivaç
- Sataşkan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mütecaviz, Saldırgan, Mütearrız
- Acılamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Paylamak, Sançmak, Zehirlemek
- Sağbilge kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hekim, Otacı, Atasagun
- Devşirmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derlemek, Dermek, Toplamak
- Musibet kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Felaket, Uğursuz
- Mektup kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Name, Yazı, Betik
- Şahsi İş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dosya
- Önerme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teklif
- Dikit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Stalagmit
- Caka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösteriş, Çalım, Fiyaka, Kabadayılık
- Beribenzer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Alelade, Bayağı, Sıradan
- İçermek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Havi Olmak, İhtiva Etmek
- İclas kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Celse, İçtima, Meclis, Oturum
- Pompalamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Körüklemek
- Lehtar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taraftar, Yandaş
- Devrim kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İhtilal, İnkılap, Islahat
- Yöntem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Metot, Erkân, Muamele, Politika, Reçete, Seçenek, Sistem, Usul, Yol, Prosedür
- Federasyon kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birlik
- Sücut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Secdeye Varma, Yükünme
- Dinamometre kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güç Ölçer
- Kederlenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzülmek, Tasalanmak
- Musahhih kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltici, Düzeltmen
- Ödememek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yemek
- Mail kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğri, Eğik, Eğinik
- Terörist kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yılgıcı
- Çulsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parasız
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü