Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kebir kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyük, Ulu, Yaşlı - Alışkanlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtiyat
- Mazbut kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzenli, Derli Toplu, Ahlaklı, Düzgün, Yazılmış
- Günçiçeği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ayçiçeği, Güne-Bakan, Gündöndü
- Erişkin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olgun, Kamil, Kahil
- Yararlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarar Sağlayan, Yararı Olan, Yarayışlı, Nafi, Avantajlı, Faydalı, Hayır, İyi, Olumlu
- Sadaka kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yardım
- Kocabaş kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyükbaş
- Oldu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Evet, Tamam
- Resul kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Peygamber, Elçi, Yalvaç, Haberci, Nebi
- Ayar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dakiklik, Değer, Derece, Köklenme
- Askılık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Vestiyer
- Geçme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geçiş, Transfer
- Sağlık Bilgisi kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Hıfzı Sıhha, Hijyen
- Tecil Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ertelemek
- Gezinme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Seyran
- Payansız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sonsuz
- Ski kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kayak
- İki Canlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Hamile
- Kuraştırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kurgu
- Eğilmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meyletmek, Yamulmak, Yatmak
- Hafifletmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azaltmak
- Hayli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Birçok, Çok, Epey, Oldukça Çok
- Yaşasın kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaşa
- Lokalize Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sınırlamak
- Deva kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlaç, Çare, Em
- Bağlam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bağ, Bent, Demet, Deste, Kelep
- Yumuşaklık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Letafet, Müsamaha
- Başta kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlkin, Özellikle
- Lafazan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Geveze, Zevzek, Çaçaron
- Ağırlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sıkıntı, Ağırbaşlılık, Salmak, Baskı, Etki, Kalın, Külfet, Rehavet, Sorumluluk, Takı, Tartı, Yük
- Deney kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Deneyim, Tecrübe
- Hicvetmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yermek
- Nakil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Taşıma, Göç, Aktarım, Geçirme, Aktarma, Tayin, Atama, İletim, Göçürme, İletken, İletme, Aktarış, Taşın
- Burulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ağrımak, Dönmek, Gücenmek
- Söylenmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Azarlamak, Çıkışmak, Eleştirmek, Sızlanmak, Yakınmak
- Berbat Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Kirlenmek
- Pervasız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cüretli, Korkusuz, Çekinmez, Sakınmaz
- Yabanketeni kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şeytansaçı
- Sükûti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Suskun, Sessiz
- Sıyırma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çekmece
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü