Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kasti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kasten - Konulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konmak
- Süzülmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akmak, Arıklamak, Zayıflamak
- Bölük kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bölüm, Kısım, Hane, Hizip, Kısım
- Elzem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çok Lazımlı, Zaruri, Çok Gerekli, Vazgeçilmez
- Tatmin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Doygunluk, Doyum, Kanaatlenme, Kanıktırma, Sağlama
- Boylu Boslu kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gösterişli, Yakışıklı
- Seçmeli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Muhayyer
- Hapşırık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksırık
- Sınıf kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Derslik, Dershane, Grup, Bölüm, Küme, Klas
- Zifos kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
- Uyarlama kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tetabuk, Adapte, Adaptasyon
- Esrarlı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gizemli, Esrarengiz
- Erotik kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kösnül, Erosal, Şehevi, Şehvani
- Muhavere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Konuşma
- Yüklü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gebe, Varlıklı
- İstihzalı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müstehzi
- Çekingen kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ürkek, Utangaç, İçine Kapanık, Pasif, Tor, Sıkılgan, Muhteriz
- Eşkâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Şekil, Biçim, Görünüş, Kılık
- Genişlemek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tevessü Etmek, Ferahlamak, Büyümek, Gelişmek, Kabarmak, Şişmek
- Sütnine kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Daye
- Antidot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Panzehir
- Ayazlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Teras
- Kuyu Anası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öcü, Umacı
- Nazariyat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kuramlar
- Sırılsıklam kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İyice, Adamakıllı, Çok Islak, Sırsıklam
- Lokalanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Böbürlenmek, Övünmek
- Tebşir Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Müjdelemek
- Başkaldırı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İsyan, Ayaklanma, Kalkışma, Başkaldırma, Karşı Gelme, Kozgalan
- Vurma İşareti kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çarpı İşareti
- Akıllanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uslanmak
- Âciz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Güçsüz, Düşkün, Yetersiz, Eksin, Miskin, Zavallı
- Kabil kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Olası, Benzer, Cins, Gibi, Mümkün, Olabilir, Tür, Türlü, Olanaklı
- Şalvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tuman, Pantolon
- Pusarık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Puslu, Serap
- Mahmur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Uyuşuk, Baygın, Uykulu, Uyku Sersemi, Üzgün, Dalgın Bakışlı
- Kırıcı Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sertleşmek
- İstimbot kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatana
- Dolanmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dolaşmak, Geçinmek, Gezmek, Karışmak
- Bok kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dışkı, Tezek, Kaka, Sıçmık, Güç Durum, Hor Görülen, Tiksinilen
- Vasıl Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çatmak, Ulaşmak, Varmak, Yetişmek
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü