Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Kasr kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Köşk - Kıraat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Okuma
- Derdest kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakalama
- Cedelleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çabalamak, Tartışmak, Uğraşmak
- Çoklukla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Genellikle
- Bilgin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Âlim, Bilimci
- Konuşma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Konferans, Laf, Musahabe, Müzakere, Nutuk, Sanat, Sohbet
- Beyanat kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Demeç, Bildiri
- Başsız kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Reissiz, Amirsiz, Öndersiz, Lidersiz, Şefsiz
- Gizleme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnkâr
- As kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bey
- Hun kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kan
- Mefhum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kavram
- Tamamıyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tümüyle, Tıpkı
- Eğin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Arka, Beden, Endam, Vücut, Sırt, Boy Bos
- Akilâne kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Akıllıca
- Olumsuz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Aksi, İnkâr, Menfi
- Demek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Buyurmak, Düşünmek, Erişmek, Saymak, Ummak, Yeltenmek, Ses Çıkarmak, Söylemek, Söz Söylemek, Şu Halde, Öyleyse
- Bükmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kıvırmak, Eğirmek, Katlamak, Yapmak, Eğmek
- Denektaşı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mehek Taşı, Mihenk
- Görüşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yarenlik Etmek, Sohbet Etmek; Ahbaplık Etmek; Müzakere Etmek
- Hâl kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Davranış, Dert, Durum, Güç, Hatır, Kuvvet, Sıkıntı, Takat, Tavır, Tutum, Vaziyet, Ben, Benek, Puan
- Konfor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Rahatlık
- Kıran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Afet, Bayır, Çevre, Kenar, Kıyı, Tepe, Uç
- Arda kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ardıl
- İçindekiler kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Fihrist
- Düşünücü kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düşünür
- Sen Deme kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Meğer
- Talvar kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çardak, Hangar
- Lanet Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lanetlemek
- Şenelmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Büyümek, Keyiflenmek, Serpilmek Yurt Haline Gelmek, Meskun Olmak
- Büyüklüğünde kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kadar
- Gâvur kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Dinsiz, Acımasız, Merhametsiz, İnsafsız, Gaddar
- Acı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üzüntü, Izdırap, Istırap, Keder, Ağır, Ağrı, Ateş, Azar, Çığlık, Dağ, Dokunaklı, Elem, Eziyetli, Felaketli, Göbüt, Kaba, Keskin, Kırıcı, Kötü, Kubat, Meşakkatli, Yara, Zehir, Zehirli
- Mürebbiye kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Eğitmen, Dadı
- Yoğrulmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yamulmak
- Kompozitör kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bestekâr
- Kabarma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Gelgit
- Verecekli kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Borçlu
- Kabala kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Toptan
- İspatlamak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İspat Etmek, Kanıtlamak
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü