Eş-Yakın Anlamlı, Anlamdaş Kelimeler Sözlüğü
-
Karnabit kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Karnabahar - Batmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boğulmak, Gömülmek, Dalmak, İflas Etmek, Çökmek, Kaybolmak, Dokunmak, Gark Olmak, İncitmek, Kirlenmek, Sançmak, Yemek, Yok Olmak
- İfşa Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Açığa Vurmak, Açıklamak, Dökmek
- Döşem kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tesisat
- Alarmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kızarmak
- Narin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İnce, Nazik, Yepelek
- Zeybek Havası kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Zeybek
- Umum kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Ahali, Bütün, Halk, Herkes, Kamu, Tüm, Hep
- Serin kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Az Soğuk, Salkın
- Süsmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tos Vurmak
- Mütekârip kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yakınsak
- Pırıltılı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Parlak
- Çıkartmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sökmek
- Fena Olmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bozulmak, Fenalaşmak
- Berhava kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Boş, Yararsız
- Yapmacık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sahte, Düzme, Suni, Yapay, Yapma, Zahirî
- Terakki Etmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İlerlemek
- Vaveyla kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Çığlık, Hay Küy
- Ezel kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Öncesizlik, Başlangıcı Olmayan
- Dilsiz kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lal, Tat
- Islah kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Düzeltme, İyileştirme, Yeğleme
- Kuran kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kelam-ı Kadim, Mushaf
- Sonraları kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Bilahare
- Göçer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Göçebe
- Yanlışlık kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cürüm, Hata
- Piston kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı İtenek, Arka, İltimas, Kayırıcı
- Folklor kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Halkbilimi
- Şayan kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Yaraşır, Değer, Layık, Uygun
- Müzakere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Görüşme, Konuşma, Mütalaa, Danışma
- Yaralı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Mecruh
- Kayınbaba kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Kaynata
- Çarpışma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Cenk, Müsademe, Tokuşma
- Eğleşmek kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Durmak, Eğlenmek, Kalmak, Yaşamak, İkamet Etmek, Tevakkuf Etmek
- Müsadere kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Elkoyma
- Çımkırmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Pislemek
- Rantçı kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Lüpçü, Getirimci
- İma kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Üstü Kapalı, Anlamlı, Belirsiz, İham, İşare, Kinaye, İşaretleme, İhsas, İmleme, Anlaştırma, Dolaylı Olarak Anlatma
- İslam Gizemciliği kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Tasavvuf
- Bekri kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Sarhoş, Ayyaş
- Dayatmak kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Empoze Etmek
- Zafer kelimesinin eş-yakın anlamı, anlamdaşı Utku, Başarı, Yengi
Eş Anlamlı Kelimeler Sözlüğü